Corendon Alanyaspor ile TÜMOSAN Konyaspor’un Oba Stadı’ndaki buluşması, sadece üç puanlık bir lig maçı değil, alt sıralarla bağını koparmak isteyen bir takım ile düşme hattından uzaklaşmaya çalışan bir başka ekibin kader virajı niteliği taşıyordu. Maçın başlama düdüğüyle birlikte rakip yarı sahaya yerleşen ve oyunun ritmini belirleyen taraf Alanyaspor olurken, ev sahibi ekip özellikle ilk 45 dakikada hem baskıyla hem de koşu mesafesiyle rakibinin üzerine gitti. Konyaspor ise klasik deplasman planında, savunma güvenliği ve hızlı çıkışlar üzerine şekillenen bir anlayışla sahadaydı; ancak bu plan, özellikle Ruan’ın savunma arkası koşularını durdurmakta zorlanınca kağıt üzerinde kalan bir senaryoya dönüştü.
Karşılaşmanın ilk bölümünde oyunun hikâyesini yazan, skor tabelasından önce Alanyaspor’un bilinçli ısrarı oldu. 2. dakikada Makouta’nın sol kanattan yaptığı ortada Ümit Akdağ’ın kafa vuruşu savunmadan sekti, Ruan önünde bulduğu topu az farkla dışarı gönderdi, ancak bu pozisyon bile rakip ceza sahasında yaşanabileceklerin erken işaretiydi. Birkaç dakika sonra Hagi’nin merkezden taşıdığı atakta sağ çaprazda topla buluşan Güven Yalçın’ın şutunu kaleci Bahadır kontrol etti; bu sekanslar, Alanyaspor’un özellikle merkezden başlayıp kanatlara açılan hücum modelini net şekilde ortaya koydu.
Gol, oyunun gidişatını değiştirmedi ama Alanyaspor’un özgüvenini katlayan o hamle 37. dakikada geldi. Merkezden gelişen atakta Hwang’ın savunma arkasına attığı pasla sol çapraza sarkan Ruan, ceza sahası içine girer girmez yaptığı vuruşla ağları havalandırdı ve skoru 1 0’a getirdi. Bu golde hem Hwang’ın savunma çizgisini delen pas kalitesi hem de Ruan’ın zamanlaması, Konyaspor savunmasının gün boyu yaşayacağı en büyük problemi özetler nitelikteydi: derinde beklerken bile koşu takibini kaçırmak.
İlk yarı boyunca Konyaspor’un aradığı cevap, orta saha merkezinden çok kanat ortalarıyla gelmeye çalıştı. Buna rağmen Victor ve savunma dörtlüsü Aliti, Ümit Akdağ, Hadergjonaj ve Fatih Aksoy, hem ceza sahası savunmasında hem de ikinci topları toplama konusunda yüksek konsantrasyon göstererek devreyi 1 0’lık üstünlükle kapatmayı başardı. Bu noktada Alanyaspor’un öne geçtiği anda dahi oyunu tamamen bırakmaması, ikinci devre için rakibine “bu maç bitmedi” mesajını güçlü biçimde verdi.
İkinci yarı başladığında senaryonun değişmesi beklenirken, ritmi belirleyen taraf yine turuncu yeşillilerdi. 51. dakikada Ruan yine sol kanattan ceza alanına yerden kesti, bu kez arka direkte ortaya çıkan Hagi topu üstten auta gönderdi; bu pozisyon, Alanyaspor’un hem ikinci gol için iştahını hem de Konyaspor savunmasının markaj sorunlarını görünür kıldı. Konyaspor bu dakikalarda merkezden çıkmakta zorlanırken, Guilherme ve Andzouana’nın bindirmeleriyle oyunu rakip sahaya taşımaya çalışsa da, son paslarda Muleka ve Kramer’i yeterince besleyemedi.
Kritik kırılma anı 80. dakikada geldi ve maçın kaderini belirledi. Ceza sahası içinde Ruan, Konyasporlu Jin Ho’nun müdahalesiyle yerde kalınca hakem Ali Yılmaz tereddütsüz penaltı noktasını gösterdi; bu karar, Konyaspor cephesinde kısa süreli itirazlara yol açsa da değişmedi. Beyaz noktanın başına geçen Hadergjonaj, topu ve kaleci Bahadır’ı ayrı köşelere göndererek skoru 2 0’a getirdi ve Alanyaspor’a ciddi bir nefes alanı açtı.
Konyaspor’un buna cevabı ise sadece üç dakika sonra geldi ve maçın son bölümünü yeniden alevlendirdi. Ceza sahası ön çizgisi üzerinde Muleka’nın düşürülmesiyle kazanılan serbest vuruşta topun başına geçen Bardhi, hem teknik hem de özgüven örneği bir vuruşla Victor’u çaresiz bıraktı ve farkı 2 1’e indirdi. Bu gol, yeşil beyazlıların maçtan kopmamasını sağlarken, Alanyaspor tribünlerinde kısa süreli bir tedirginlik yarattı; zira skor, tek hatanın bedelini ağırlaştırabilecek seviyeye gelmişti.
Son dakikalar, iki takımın da sezon hikâyesiyle doğrudan ilişkili bir sinir ve sabır testi haline dönüştü. 90. dakikada Konyaspor, merkezden gelişen atakta yine Guilherme’nin ortasıyla Bardhi’yi buluşturdu; Makedon oyuncunun bu kez kafa vuruşu direğin üstünden az farkla auta gidince, konuk ekip adına geri dönüş şansı kaçıp gitti. Alanyaspor cephesinde ise özellikle Aliti ve Ümit Akdağ’ın hava toplarındaki hâkimiyeti, Victor’un zamanlaması ve orta sahadaki koşu mesafeleri, skorun korunmasında belirleyici faktörler olarak öne çıktı.
Maç bittiğinde tabelada yazan 2 1, kağıt üzerinde “ev sahibi kazandı” cümlesinden çok daha fazlasını anlatıyordu. Alanyaspor, hem taraftarı önünde moral depoladığı hem de ligde yukarıya tutunma adına kritik bir eşiği geçtiği bir gece yaşadı; özellikle Ruan’ın bir gol ve kazandırdığı penaltıyla yıldızlaştığı performansı, Hadergjonaj’ın sorumluluk alan penaltı vuruşu ve Hagi, Hwang, Makouta üçlüsünün merkezdeki dinamizmi, teknik heyet adına güçlü referanslar sundu. Konyaspor ise Bardhi’nin frikik ustalığına ve Guilherme’nin çabalarına rağmen, 90 dakikanın geneline yayılan üretkenlik ve savunma konsantrasyonu sorunlarını çözemeyerek Oba’dan puansız ayrıldı; bu da sezonun kalan bölümünde özellikle deplasman karnesini toparlamak zorunda olan bir takım görüntüsünü güçlendirdi.
Son düdükle birlikte Oba Stadı’nda tribünler, tabeladaki 2 1’in ötesinde bir şeyi kutluyordu: mücadele gücü yüksek, oyun kimliği belirgin ve stresli anlarda dahi geri adım atmayan bir takım hissi. Alanyaspor için bu maç, sadece üç puanlık bir galibiyet değil, düşme hattından uzaklaşıp orta sıralara doğru tırmanırken özgüveni artıran bir kilometre taşı olarak kayda geçti; Konyaspor içinse, özellikle savunma arkası koşu takibi ve ceza sahası içi penaltı pozisyonlarında yapılacak hataların bedelini bir kez daha ağır biçimde hatırlatan uyarı niteliğinde bir 90 dakika oldu.







