Orta Doğu’daki çatışmaların küresel etkileri giderek belirginleşmektedir. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonları, sadece bölgesel bir mesele olmaktan çıkmıştır. Bu gelişmeler, emperyalist kapitalizmin tıkanıklıklarını aşma çabası olarak değerlendirilmektedir. İran’daki liderlik yapısının hedef alınması, derin stratejik hesapları ortaya koymaktadır. Yazar, bu olayları tarihsel bağlamda yorumlayarak dikkat çekici bir çerçeve sunmaktadır. Eleştiriler keskin ve ironik bir üslupla ifade edilmektedir.
(4 Mart 2026, 19:30 itibarıyla hazırlanan bu makale ile ilgili bazı bilgiler tablo halinde makalenin aşağısında verilmiştir.)
EMPERYALİST SAVAŞIN ARKA PLANI VE KAPİTALİZMİN TIKANIKLIĞI

Yazar, ABD kapitalizminin tıkanıklık dönemlerinde savaş başlattığını savunmaktadır. Birinci ve İkinci Dünya Savaşları bu bağlamda örnek gösterilmektedir. Bu savaşların dünya pazarlarını paylaşma boğazlaşması olduğu ve 100 milyondan fazla insanın ölümüne yol açtığı belirtilmektedir. Silah sanayi kartellerinin bu süreçlerden beslendiği vurgulanmaktadır. Güncel olaylarda İran’ın Çin’in petrol, enerji, değerli metal ve lojistik vanası konumunda olduğu iddia edilmektedir. Bu nedenle ABD’nin İran’ı hedef aldığı öne sürülmektedir. Venezuela’nın benzer gerekçelerle işgal edildiği tarihsel bir örnek olarak sunulmaktadır. Emperyalist güçlerin Çin’in yükselişini engelleme amacı taşıdığı ifade edilmektedir. Bu analiz, mevcut dünya düzeninin yıkılmakta olduğunu işaret etmektedir.
BÜYÜK ŞEYTAN VE KÜÇÜK ŞEYTAN TANIMLAMASI
Humeyni’nin ABD’yi Büyük Şeytan, İsrail’i Küçük Şeytan ilan ettiği hatırlatılmaktadır. Bu sınıflandırma, güncel olaylarda yeniden yorumlanmaktadır. ABD ile İsrail’in birleşerek İran’ı hedef aldığı savunulmaktadır. İran’da Ayetullah Ali Hamaney’in sarayında torunu ve geliniyle birlikte öldürülmesi detaylandırılmaktadır. Ölüm bombalarıyla gerçekleşen saldırı sonucunda 48 üst düzey kişinin hayatını kaybettiği kaydedilmektedir. Hamaney’in 88 yaşında ve 37 yıldır ülkeyi yönettiği belirtilmektedir. Bu eylem, rejimi çökertip İran’ı ABD’nin maşası yapma hesabı olarak nitelendirilmektedir. Yazar, ABD Başkanı’nın nükleer silah iddiası yerine Çin vanası vurgusu yapması gerektiğini ifade etmektedir. Bu yaklaşım, eylemlerin gerçek amacını gizlediğini öne sürmektedir.

SAHİPSİZ HÜSEYİN BENZETMESİ VE İRAN HALKININ DİRENİŞİ
İran halkının Hamaney’in ölümünden sonra Şiilik inancındaki Hz. Hüseyin’e sarıldığı anlatılmaktadır. Kerbela çölünde zalime karşı duran Hz. Hüseyin’in sahipsiz bırakıldığı ve kılıçtan geçirildiği hatırlatılmaktadır. Hamaney’in taraftarları ile karşıtlarının zalimliğe karşı meydanlara çıktığı vurgulanmaktadır. Bu birlik, rejimin çöküşünü önleme potansiyeli taşımaktadır. İran’ın üç ordusunun savaş ilan ettiği belirtilmektedir. Devrim Muhafızları, Direniş Ekseni ve İran Silahlı Kuvvetleri’nin direnişi sürdürdüğü ifade edilmektedir. Savaşın 14 ülkeye sıçradığı ve ateşin yayıldığı kaydedilmektedir. Türkiye’nin üç tarafının savaşla çevrili kaldığı uyarısı yapılmaktadır. Bu durum, bölgesel istikrarsızlığın boyutunu göstermektedir.
DÜNYA DÜZENİNDEKİ DEĞİŞİM VE YENİ KUTUPLAR
Mevcut dünya düzeninin dört sütunu olan Dünya Bankası, IMF, Dünya Ticaret Örgütü ve NATO’nun yıkılmakta olduğu savunulmaktadır. ABD ve İngiltere kapitalizminin Çin’i vurmak için bu düzeni yıktığı iddia edilmektedir. Yeni düzenin iki, üç veya dört kutuplu olabileceği değerlendirilmektedir. AB ve Hindistan gibi aktörlerin yeni pazar paylaşımında rol alabileceği belirtilmektedir. İsrail’in ABD’yi kullanarak yeni düzende kutuplardan biri olmayı hedeflediği öne sürülmektedir. Yazar, bu sürecin sonuçlarının izlenmesi gerektiğini vurgulamaktadır. İran direnişinin bu hesapları bozabileceği ifade edilmektedir. Küresel güç dengelerindeki kaymalar yakından takip edilmelidir.

YAZARIN GENEL DEĞERLENDİRMESİ VE SONUÇ
Yazar, emperyalist hamlelerin İran halkının direnişiyle karşılaştığını belirtmektedir. Rejimi diz çöktürme ve Çin vanasından çıkarma hesabının tutmadığı savunulmaktadır. İran’ın direnişi, zalimliğe karşı bir duruş olarak sunulmaktadır. Tarihsel savaşların benzer dinamiklere sahip olduğu hatırlatılmaktadır. Yeni dünya düzeninin şekillenmesi sürecinde belirsizlikler devam etmektedir. Bu yazı, anti-emperyalist bir perspektiften olayları yorumlamaktadır. Okuyucuya küresel bağlamda düşünme çağrısı yapmaktadır. Gelişmelerin izlenmesi ve eleştirel yaklaşım önerilmektedir.
Köşe Yazısı Özet Tablosu
| Konu | Detay / Ana İfade |
|---|---|
| Yazar | Necati Doğru |
| Yayın Tarihi | 04 Mart 2026 |
| Başlık | Büyük şeytan! Küçük şeytan! Sahipsiz Hüseyin! |
| Ana Tema | ABD ve İsrail’in İran’a yönelik eylemleri, Çin’e dolaylı saldırı olarak yorumu |
| Eleştirilen Güçler | ABD (Büyük Şeytan), İsrail (Küçük Şeytan), emperyalist kapitalizm |
| Önemli Olay | Ayetullah Ali Hamaney’in öldürülmesi (88 yaşında, torunu ve geliniyle, 48 üst düzey kişi) |
| Dini Referans | Sahipsiz Hz. Hüseyin benzetmesi, Kerbela’da zalime karşı duruş |
| İran Direnişi | Üç ordu (Devrim Muhafızları, Direniş Ekseni, İran Silahlı Kuvvetleri) savaş ilan etti |
| Küresel Bağlam | Çin’in vanası (petrol, enerji, değerli metal, lojistik), dünya düzeninin yıkılışı |
| Tarihsel Örnekler | Birinci ve İkinci Dünya Savaşları, Venezuela işgali |
| Sonuç | Hesap tutmadı, İran direniyor; yeni kutuplu dünya düzeni şekilleniyor |




















