HaberlerSon Dakika Gelişmeleri

Her direniş paraya çıkar görüşü af yasası sonrası yeniden tartışılıyor

Her direniş paraya çıkar tartışması sonrasında af yasası sonrası yeniden tartışılıyor. TBMM’den geçen af yasası sonrası ikinci cumhuriyet tartışmaları alevlendi. Ulus devletten milli devlete geçiş iddiaları ve mali boyut dikkat çekiyor. Özerklik ile para ilişkisi makalede derinlemesine ele alınıyor.

Her direniş paraya çıkar konusu TBMM’den geçen af yasasıyla birlikte yeniden gündeme geldi. Yasa terörsüz ülke adı altında ikinci cumhuriyet projesinin hayata geçirilmesi olarak sunuluyor. Projenin mimarı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olarak görülüyor. Alt başlıklarda yasanın meşruiyeti, ulus devlet ile milli devlet ayrımı, millet kavramının kökeni ve mali özerklik meselesi inceleniyor. Bu çerçevede ilk olarak yasanın geçiş sürecine bakılıyor.

209FB314 F699 4D34 A541 60C333F7D6F8
3646E9AD C297 4B8B BCA1 DF0AAA47BE7A

Af yasasının meşruiyeti ve eleştiri hakkı nasıl değerlendiriliyor?

Terörsüz ülke adıyla halka sunulan ikinci cumhuriyet projesini hayata geçirecek PKK’lılara af yasası TBMM’den geçti. Ülkenin Osmanlı’dan beri devam eden bir Kürt meselesi olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Ezelden beri bu meselenin çözüm yeri meclistir deyip duruyorduk. Hakimiyet kayıtsız şartsız milletin olduğuna milletin de bu hakimiyetini TBMM marifetiyle kullandığına göre kabul edilen bu yasanın meşruiyeti üzerinde kimsenin söyleyecek bir sözü olamaz. Demokrasi budur.

Ama yasaları eleştirmek de vatandaşın meşru hakkıdır. Demokrasi bunu da içerir. Bu projenin mimarı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dır. Yeni tek adam odur. Kimse kendini onun ortağı sanmasın. Birinci cumhuriyet ulus devlet kurmayı amaçlamıştı. İkinci cumhuriyet milli devlet inşa etmeyi hedefliyor. Millet aynı dine mensup cemiyet demektir. Başkan Erdoğan 10 Ocak 2013’te Mardin’de biz her tür milliyetçiliği ayaklar altına aldık bunun üzerine ülkeyi inşa ediyoruz derken İslam’ın reddettiği milliyetçiliği kastediyordu.

Nitekim aynı Erdoğan 13 Mart 2014’te Mersin mitinginde gönlündeki ülkeyi tek millet tek bayrak tek vatan tek devlet olarak tanımlamıştı. O günden bugüne bu tanımını her yerde her vesileyle tekrarladı. Her direniş paraya çıkar yaklaşımı bu süreçte mali boyutun kaçınılmazlığını hatırlatıyor. Kavramsal tartışmalar ise daha derin bir zemine oturuyor.

A4191404 F3E3 4E55 9CC0 222E14FC8A2E

Millet ulus kavim kavramları nasıl evrildi?

Bugün ulus anlamına gelen millet kelimesinin eski karşılığı kavimdir. Hatırda kalması için tekrar edeceğim. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra galip devletler bir daha savaş çıkmasın uluslararası ihtilaflar müzakere ile çözülsün diye 1920’de Paris’te League of Nations adında bir cemiyet kurmuştu. Osmanlı Devleti Hariciye Nezareti tercümanları league kelimesini cemiyet nation kelimesini de akvam kavimler olarak Türkçeye çevirdi. Teşkilatın Türkçe adı da Cemiyet-i Akvam oldu.

1946’da bu örgüt feshedildi. Bunun yerine aynı amaçla ABD’nin patronajı altında San Francisco’da United Nations isimli bir teşkilat kuruldu. Dışişleri Bakanlığı united kelimesini birleşmiş nations kelimesini milletler olarak Türkçeleştirdi. Yani İngilizcesi değişmeyen nations sözcüğünün Türkçesi akvamdan milletlere dönüştü. Başkan Erdoğan’ın milliyetçiliği ayaklar altına aldık deyip ardından ülkenin tek milletli olmasını istemesi çelişik değildir. Milli Görüş de dini görüştür zaten. Bu kavramsal kayma Her direniş paraya çıkar tartışmasının temelini oluşturuyor.

Uzmanlar dildeki dönüşümlerin siyasi hedeflerle paralel ilerlediğini belirtiyor. Kavimden millete geçiş kimlik tanımlarını değiştiriyor. Dini temeldeki millet anlayışı ulus devlet modelinden uzaklaşıyor. Bu ayrım ikinci cumhuriyet iddiasının omurgasını oluşturuyor. Bir sonraki aşamada gelir bölüşümü meselesine bakmak gerekiyor.

Gelir bölüşümü ve sosyal talepler ne anlama geliyor?

Ulus devlet öyle veya böyle bitecek gibi duruyor. Marksist eğitimden geçmiş Öcalan Kürtlerin mutlu olması için ayrı bir devlet kurması gerekmez diyor. Ulus devletçiliğin burjuva işi olduğunu söylüyor. Devlet içinde Kürtlerin sosyal ve siyasi taleplerinin karşılanabileceği fikrinde. Bu taleplerin içinde milli gelirin Türkler ve Kürtler arasında yeniden bölüşümü olabilir mi sorusu gündeme geliyor.

Mefkuresi icabı Öcalan’ın böyle bir arzusu olmaz sanıyorum. Onun için önemli olan emekçi Kürtlerin emekçi Türklerle birlikte ülkenin milli gelirinden daha büyük pay alması olmalıdır. Benim gördüğüm başlangıçta sosyalist eğilimli olan PKK silahlı kalkışmasının zamanla belki de ABD’nin telkiniyle Osmanlı’daki kavmiyetçi bir burjuva hareketine dönüştüğüdür. Bunun böyle olup olmadığını müzakereler ilerledikçe masaya konacak vergilerin ve gelirlerin bölgesel dağılımı taleplerinin mahiyetinden anlayacağız. Her direniş paraya çıkar gerçeği bu noktada netleşiyor.

Uzmanlar silahlı hareketlerin zamanla ekonomik taleplere evrildiğini ifade ediyor. Sosyalist söylemden kavmiyetçi burjuva taleplerine geçiş tarihsel bir örüntü oluşturuyor. Gelirlerin bölgesel dağılımı müzakerelerin kritik başlığı haline geliyor. Bu talepler mali özerklik tartışmasını kaçınılmaz kılıyor. Son söz ise bu gerçeği özetliyor.

Son söz nettir. Mali özerklik olmadan milli özerklik olmaz. Her direniş eninde sonunda paraya çıkar. Af yasası sonrası süreç bu gerçeği bir kez daha hatırlatıyor. Siyasi taleplerin arkasında mali düzenlemeler yatıyor. Gelirlerin ve vergilerin bölgesel dağılımı masaya gelecek temel konulardan biri olacak.

Ulus devlet modelinin sonuna gelindiği iddiası mali paylaşım tartışmalarını hızlandırıyor. Öcalan’ın ayrı devlet gerekmez demesi taleplerin devlet içinde çözüleceği anlamına geliyor. Bu çözümün mali boyutu ise kaçınılmaz görünüyor. Her direniş paraya çıkar tespiti sürecin özünü yakalıyor. Müzakereler ilerledikçe bu boyut daha net ortaya çıkacak.

Uzmanlar siyasi özerklik taleplerinin mali karşılık bulmadan kalıcı olamayacağını belirtiyor. Bütçe ve vergi düzenlemeleri özerkliğin gerçek testini oluşturuyor. Direnişin paraya evrilmesi tarihsel bir gerçeklik olarak duruyor. Bu çerçeve af yasası sonrası dönemin ana hatlarını çiziyor. Süreç mali başlıklarla şekillenecek.

Her direniş paraya çıkar gerçeği TBMM’den geçen af yasasıyla birlikte yeniden gündeme geldi. Yasa ikinci cumhuriyet projesinin parçası olarak sunuluyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan projenin mimarı olarak görülüyor. Ulus devletten milli devlete geçiş iddiası millet kavramının dini temele oturtulmasıyla destekleniyor. Öcalan ayrı devlet gerekmez derken sosyal ve siyasi taleplerin karşılanabileceğini belirtiyor. Bu taleplerin gelir bölüşümünü kapsayıp kapsamayacağı müzakerelerde netleşecek. Mali özerklik olmadan milli özerklik olmaz tespiti sürecin özünü oluşturuyor. Direnişin eninde sonunda paraya çıkacağı gerçeği ise değişmiyor.

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Sitemizin devamlılığı için lütfen reklam engelleyicinizi kapatın