Dünya HaberleriSon Dakika Gelişmeleri

İç Cephe Böyle Güçlendirilmez

Ortadoğu'da savaş kaosu derinleşirken Bahçeli iç cepheyi güçlendirme çağrısı yaptı ama tutuklu CHP belediye başkanları ve çifte standartlar milli birliği nasıl sarsıyor? Tanju Özcan'dan Alaattin Köseler'e kadar 15 belediye başkanının hapiste tutulması ile AKP'ye geçenlerin tutuksuz beraat etmesi arasındaki fark halk vicdanını yaralıyor mu? Tüm eleştiriler ve gerçekler makalede adım adım ortaya konuyor.

Ortadoğu coğrafyasını cehenneme çeviren savaşın nerelere kadar yayılacağı belli değildir. Trump gibi Netanyahu gibi ve Putin gibi kafaları bozuk savaş delisi liderler için insan hayatının hiçbir değeri yoktur. Nerede biteceği bilinmeyen derin bir kaos dönemi başlamıştır.

İç Cephe Böyle Güçlendirilmez

Komşumuz İran’a yapılan saldırılar tasvip edilmemektedir. Bu ortamda iç cephenin güçlendirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Halk bu gelişmeleri endişeyle izlemekte ve birlik çağrılarını değerlendirmektedir. Gelecek günlerde olası sonuçlar merak edilmektedir.

MHP lideri Devlet Bahçeli iç cepheyi güçlendirmenin önemini dile getirmiştir. Dini lider Hameney’in öldürülmesini alçaklık olarak niteleyen Bahçeli milli birlik ve dayanışmanın değerinin daha iyi anlaşıldığını belirtmiştir. Bahçeli bu konuda haklıdır çünkü ateşin çevremizi sardığı kaos ortamında içte birlik ve beraberlik şarttır. Tüm ulus olarak birbirimize kenetlenmemiz gerekmektedir. Birlikten kuvvet doğar ve kuvvetli olmaya her zamankinden daha çok ihtiyacımız vardır. Bu çağrı ülkenin stratejik konumu açısından kritik öneme sahiptir.

İç cepheyi güçlendirmek için doğru adımlar atılması gerekmektedir. Ancak bazı uygulamalar bu birliği zedelemektedir. Tutuklamalar ve yargı süreçleri halk arasında soru işaretleri yaratmaktadır. Milli birlik adına atılan adımların tutarlı olması beklenmektedir. Toplum bu süreçte vicdan muhasebesi yapmaktadır. Gelecekteki istikrar bu konulara bağlı görünmektedir.

BAHÇELİ’NİN İÇ CEPHE ÇAĞRISI VE CHP’NİN SORUSU

CHP lideri Özgür Özel Devlet Bahçeli’ye soru yöneltmiştir. İç cephemiz sarsılırsa etrafımız zararlı haşaratla dolar diyorsun peki iç cepheyi sarsan biz miyiz diye sormuştur. Belediye başkanlarımıza yapılanlar ortada bu mudur milli birlik diyerek eleştirmiştir. Özgür Özel bu sorusunda haklıdır çünkü bitmez tükenmez tutuklamalar ülkede iç cepheyi güçlendirmek için mi yapılıyor sorusu gündeme gelmektedir. CHP’li 15 belediye başkanı iç cephe güçlensin diye mi hapiste tutulmaktadır. Bu durum milli birlik çağrılarıyla çelişki yaratmaktadır.

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan iç cephe güçlensin diye mi tutuklanmıştır sorusu akıllara gelmektedir. Tutuklamaların gerekçeleri ve sonuçları tartışılmaktadır. İç cephenin sarsılmaması için adaletli yaklaşımlar beklenmektedir. Halk bu gelişmeleri yakından takip etmekte ve tepkilerini dile getirmektedir. Siyasi aktörler arasında görüş ayrılıkları artmaktadır. Bu süreçte birlik mesajlarının somut adımlarla desteklenmesi gerekmektedir.

Meclis Komisyonu’nun Çözüm süreci raporu ortak demokratik değerler zemininde farklı görüşlerin bir arada var olabildiği çoğulculuğun korunarak siyasal rekabetin sürdürüldüğü bir yapıda toplumsal bütünlük güçlenir demektedir. Güya yasalar önünde eşitlik sağlanacak tüm yargı süreçlerinde tutuksuz yargılama esas olacaktı. Fakat aradan çok kısa bir süre geçti ve önerilenlerin tam tersine tutuklu belediye başkanlarına Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan da eklenmiştir. Bu gelişme raporun ruhuyla çelişki oluşturmaktadır. Demokratik değerlerin korunması gerektiği vurgulanmaktadır.

TUTUKLAMALARIN İÇ CEPHEYE ETKİSİ VE ÇİFTE STANDART

Ülkemizde yaşanan bu tür olaylar halkın vicdanını yaralamış durumdadır. Bazı dostlar Tanju Özcan CHP’den istifa edip AKP’ye transfer olsaydı yine tutuklanır mıydı diye sormaktadır. Sanırım tutuklanmazdı çünkü örneği vardır. Aydın Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu CHP’den istifa edip AKP’ye geçerek kendisini bir anda sağlama almıştır. Bu hanım ihaleye fesat karıştırmak ve görevi kötüye kullanmakla suçlanıyordu. Tutuksuz yargılandı ve tüm suçlamalardan beraat etti. Çerçioğlu CHP’de kalsaydı başına kim bilir neler gelecekti.

Bu çifte standart halkımızı üzmektedir. Hukuka olan güven sarsılmaktadır. Bölgemizdeki savaş ortamında iç cephemizin güçlendirilmesi için her şeyden önce ülkemizde hukuk ve adaletin sağlanması gerekmektedir. Demokrasinin tüm kurallarıyla işletilmesi şarttır. Halkın özgür iradesiyle seçilen bütün belediye başkanlarının tutuksuz yargılanmaları gerekir. İktidar vatandaşın psikolojisi ile birlikte içte ve dışta yaşanan olayları doğru okumalıdır. Bu adımlar olmadan gerçek birlik sağlanamaz.

Tutuklamaların iç cepheyi güçlendirmek yerine zayıflattığı görülmektedir. Siyasi rekabetin adil zeminde sürdürülmesi toplumsal bütünlüğü artırır. Ancak mevcut uygulamalar bu bütünlüğü zedelemektedir. Halk arasında adalet duygusu önem kazanmaktadır. Çifte standartların ortadan kaldırılması birlik için zorunludur. Gelecek süreçte bu konuların çözümü beklenmektedir.

ALAATTİN KÖSELER’İN HAPİSTEN GÖNDERDİĞİ MEKTUP VE ADALET ÇAĞRISI

Hapisteki CHP’li 15 Belediye Başkanı’ndan biri Beykoz halkının özgür iradesiyle seçilen Alaattin Köseler’dir. Aydın Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu gibi ihaleye fesat karıştırma suçlamasıyla yargılanmaktadır ve bir yılı aşkın süredir Silivri Cezaevi’nde yatmaktadır. CHP’den AKP’ye geçen Çerçioğlu isnat edilen suç aynı olduğu halde tutuksuz yargılanmış ve kısa sürede beraat etmiştir. Köseler de AKP’ye geçse böyle tutuklanma olur muydu sorusu akıllara gelmektedir. Bu çifte standart halkımızı üzmekte ve hukuka olan güveni sarsmaktadır.

Alaattin Köseler avukatı Çiğdem Kezer vasıtasıyla seçmenlerine gönderdiği mektupta Beykozlu hemşerilerim hakkında hiçbir somut delil bulunmadı ve iddiaların temelsiz asılsız olduğu ortaya çıktı demektedir. Benim alnım ak başım diktir tutukluluk sürem uzadıkça bu haksızlığın vebali de ağırlaşacaktır diye eklemiştir. Bu mektup halkın vicdanını daha da yaralamaktadır. Tutukluluk halinin uzaması adalet duygusunu zedelemektedir. Köseler’in durumu benzer örneklerle karşılaştırılmaktadır.

Ülkemizde hukuk ve adaletin sağlanması iç cepheyi gerçekten güçlendirecektir. Demokrasinin tüm kurallarıyla işletilmesi ve halkın özgür iradesine saygı gösterilmesi gerekmektedir. İktidar bu psikolojiyi doğru okumalı ve gerekli adımları atmalıdır. Savaş ortamında iç birlik ancak adaletle sağlanabilir. Halkın güvenini kazanmak için somut çözümler şarttır. Gelecek günlerde bu konuların gündemde kalması beklenmektedir.

Halkın vicdanı bu tür olaylarla yaralanmaya devam etmektedir. Adaletin eşit uygulanması milli birlik için temel unsurdur. Çifte standartların sona ermesi toplumsal huzuru artıracaktır. Savaşın dış cephedeki etkileri iç cepheyi daha da önemli kılmaktadır. Tüm vatandaşlar birlik ve beraberlik çağrılarına kulak vermelidir. Bu süreçte hukuk devleti ilkeleri korunmalıdır. Gelişmeler yakından takip edilmekte ve kamuoyu bilgilendirilmektedir.

Allah hak ve adalet ile idare edenleri sever Kur’an ayeti bu gerçeği bir kez daha hatırlatmaktadır. İç cephenin güçlendirilmesi ancak adalet ve eşitlikle mümkündür. Tutuklamaların gözden geçirilmesi birlik için fırsat yaratabilir. Halkın özgür iradesine saygı milli dayanışmayı pekiştirecektir. Bu adımlar atıldığında ülke daha güçlü olacaktır. Gelecek için umutlar adaletli yaklaşımlara bağlanmıştır.

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Sitemizin devamlılığı için lütfen reklam engelleyicinizi kapatın