Siyasi süreçler toplumun ortak geleceğini şekillendiren temel dinamiklerden birini oluşturur. Bu alanda yürütülen çalışmalar genellikle uzun vadeli planlar ve geniş katılımlı çabalar gerektirir. Farklı kesimlerin görüşlerinin dengeli şekilde yansıtılması beklenir ancak uygulamada çeşitli engellerle karşılaşılabilir.
Kirli siyaset olarak tanımlanan yaklaşımlar ise bu dengeyi bozan unsurların başında gelir. Koyu partizanlık anlayışı ve oy toplamak için her yöntemi meşru gören tutumlar iktidar yapılarının temelini zayıflatır. Kendilerini ve yakın çevrelerini ön plana çıkaran yöneticilerin yararlılık iddiaları inandırıcı olmaktan uzak kalır. Propaganda dönemlerinde tüm milleti temsil ettiğini öne süren ancak muhalefeti ve karşı görüşleri dışlayan saldırgan üsluplar güven ortamını zedeler.
Toplumsal yaşamda olması gerekenlerle olmaması gerekenler arasındaki sınır sıklıkla bulanıklaşır. Bu durum duygusal dalgalanmalara ve beklenmedik hayal kırıklıklarına yol açar. Özellikle siyasi çevrelerde kişilik değerleri açısından sürprizler yaşanır. Bazı isimler yüksek konumlarına rağmen düşük nitelikler sergilerken diğerleri beklenmedik olgunlukla dikkat çeker.
Kişilik oluşumunda ailenin rolü en baştan başlar. Okul eğitimi de bu temelin üzerine inşa edilir. Dünün çocukları bugünün yetişkinleridir ve bugünün çocukları yarının karar vericileri olacaktır. Devlet kurumlarının vatandaş yetiştirme sorumluluğu da bu süreçte vazgeçilmezdir. İnsanlık anlayışı yaşamın en üst ölçütü olarak kabul edilmelidir. Ahlak ve hukuk güvencesiyle korunan bu anlayış erdemli bir hayatın temel koşulunu oluşturur.
Günlük hayatta karşılaşılan olaylar zaman zaman derin üzüntü yaratır. Tartışmalar kavgalar ve olumsuz haberler toplumsal ruhu yaralar. Yönetim kademelerinde görev alan bazı kişilerin çirkin ifadeleri bağnaz tutumları ve ayrıştırıcı davranışları insanlık değerleriyle bağdaşmaz. Bencillik aykırılık ve bozulma örnekleri sevgiyi saygıyı ve güveni ortadan kaldırır.
Siyasetin asıl amacı gerginlik üretmek değil mevcut gerilimleri gidermek olmalıdır. Halka somut hizmet sunma çabası göstermeyenler toplumsal esenlik barış ve güvenlik için adım atmayanlar gerçek anlamda yararlı olamaz. Sadece bir lidere bağlılık gösteren ve başka hiçbir girişimde bulunmayan yaklaşımlar siyaseti çıkmaza sürükler.
Yasama organı üyeliğinin yalnızca maaş alma yol parası tahsis etme ve oy kullanma ile sınırlı kalması demokrasi açısından ciddi bir sorun teşkil eder. Yapılacak çok fazla iş ve aşılacak uzun bir yol bulunmaktadır. Topluma katkı sağlamayan bu tür tembellik örnekleri siyasi sistemin güvenilirliğini azaltır.
Siyasi etik kavramı bu noktada büyük önem kazanır. Temiz ahlak bilgi birikimi ve iyi niyet siyasetin insanlık dokusunu örer. Aksi takdirde güç yalnızca çevreye ve çıkarcılara dayalı boş bir yapıya dönüşür. Muhalefeti düşman gören dışlayıcı dil ve davranışlar uzun vadede toplumsal yaraları derinleştirir.
Eğitim sisteminin aile ile bütünleşik çalışması genç nesillerde güçlü değerler oluşturur. Yurttaş bilincinin geliştirilmesi devletin temel görevleri arasında yer alır. İnsanlık anlayışı her bireyin yaşam rehberi haline getirildiğinde siyasi alanda da olumlu değişimler yaşanabilir.
Siyasetin Gerçek İşlevi
Siyaset gerginlikleri azaltma ve çözme becerisi olarak tanımlanmalıdır. Militanlık veya tek bir lidere körü körüne bağlılık yerine halkın gerçek ihtiyaçlarına odaklanmak gerekir. Toplumsal mutluluk ve barış için somut projeler geliştiren yaklaşımlar kalıcı başarı getirir. Aksi takdirde siyaset boş bir güç gösterisine indirgenir.
Vekillerin Sorumlulukları
Meclis üyelerinin görevleri sadece oturumlara katılmak ve oy kullanmakla sınırlı değildir. Yasama faaliyetlerinde aktif rol almak halka hizmet üretmek ve denetim mekanizmalarını çalıştırmak esastır. Ödenek ve ayrıcalıklarla yetinmek demokrasinin temel ilkelerine aykırıdır. Çalışkanlık ve üretkenlik siyasi temsilin vazgeçilmez unsurlarıdır.
Toplumsal Ayrışma ve Çözüm Yolları
Ayrıştırıcı tutumlar toplumda derin yarıklar oluşturur. Bağnaz yaklaşımlar ve çirkin üsluplar güven duygusunu yok eder. Temiz siyaset için ortak ahlak zemini oluşturulması şarttır. Farklı görüşlerin saygıyla tartışıldığı ortamlar gelişmeyi hızlandırır. Bu amaçla eğitim ve bilinçlendirme çalışmaları sürekli hale getirilmelidir.
Gelecek Perspektifi
Memlekette temiz siyaset kültürüne geçiş uzun soluklu bir çaba gerektirir. Aileden başlayan değer eğitimi devlet politikalarıyla desteklenmelidir. Siyasi aktörlerin sorumluluk bilinciyle hareket etmesi toplumsal huzuru sağlar. Olumsuz örneklerin azalması ve olumlu modellerin çoğalmasıyla daha aydınlık bir dönem mümkün olabilir.
Tüm bu unsurlar değerlendirildiğinde kirli siyasetin yarattığı sorunların farkına varmak ilk adımdır. Temiz ahlak ve halk odaklı yönetim anlayışının yaygınlaşması memleketin geleceği açısından kritik önem taşır. Siyasi süreçlerin bu doğrultuda evrilmesi herkesin ortak beklentisidir. Gelişmelerin yakından takip edilmesi ve yapıcı katkıların artırılması süreci hızlandıracaktır.
