Trendyol Süper Lig’in 22. haftasında oynanan Trabzonspor Fenerbahçe derbisi, hem tempo hem skor hem de hikâye açısından sezonun en çarpıcı maçlarından biri olarak kayıtlara geçti. Şenol Güneş Spor Kompleksi Papara Park’ta tamamen dolu tribünler önünde oynanan mücadelede son düdükle birlikte tabelada 3 2’lik Fenerbahçe üstünlüğü yazarken, konuk ekip şampiyonluk yarışında kritik bir virajı kayıpsız döndü.
Karşılaşmanın gol perdesi henüz 6. dakikada açıldı ve ilk şok savunma arkasına atılan tek pasla geldi. Chibuike Nwaiwu’nun kendi yarı sahasından gönderdiği uzun topta savunma çizgisini iyi zamanlamayla delen Ernest Muçi, ceza alanına hızla girip kaleci Ederson’u öne yakaladı ve topu onun üzerinden ağlara göndererek Trabzonspor’u 1 0 öne taşıdı. Ligde kasım sonundan bu yana form grafiğini yukarı çeken Muçi, bu golle son 12 lig maçında 10. kez skoru değiştiren isim olarak yine bordo mavili hücumun merkezine adını yazdırdı.
Erken gol Fenerbahçe’nin oyun planını bozmak yerine daha da öne itti ve beklenen reaksiyon yalnızca 9 dakika içinde geldi. 15. dakikada İsmail Yüksek’in ceza alanı sağ çaprazına gönderdiği topu kontrol eden Talisca, yakın direğe doğru çıkardığı sert vuruşla Onana’yı mağlup ederek skoru 1 1’e getirdi. Ev sahibi cephesi pozisyon öncesi İsmail’in topu elle kontrol ettiği itirazında bulunsa da, yaklaşık iki dakikalık VAR incelemesi sonrasında gol kararı onandı ve derbinin tansiyonu daha ilk çeyrekte maksimum seviyeye yükseldi.
Beraberliğin ardından oyunun ritmi bir süre orta saha mücadelesine dönerken, Fenerbahçe ilk kez net bir kontra fırsatı yakaladığında tabelayı lehine çevirmeyi başardı. 34. dakikada Pina’nın pasında araya giren İsmail Yüksek, baskı altında topu Asensio’ya aktardı; İspanyol yıldızın sol kanada çevirdiği pası alan Kerem Aktürkoğlu, ceza sahası sol çaprazından uzak köşeye doğru yaptığı temiz vuruşla Onana’yı ikinci kez çaresiz bırakıp skoru 2 1 yaptı. Sezona gol açısından suskun başlayan Kerem, Gençlerbirliği maçındaki dublesinin ardından bu golle son iki lig maçında üç kez ağları sarsarak çıkışını sürdürdü.
Fenerbahçe’nin öne geçmesi oyun dengesini bu kez Trabzonspor lehine çevirdi. Sarı lacivertliler skor üstünlüğü sonrası ön alan presini belirgin biçimde geri çekip daha derinde savunma kurgusuna dönerken, bordo mavili ekip ilk kez kalabalık oyuncu grubuyla rakip yarı sahada baskı kurmaya başladı. Bu baskının karşılığını ise devre bitmeden hava topu üstünlüğüyle aldılar; 43. dakikada Lovik’in sol kanattan ceza sahasına yaptığı ortada Paul Onuachu altıpas üzerinde yükselip kafa vuruşunu yaptı ve yerden seken top Ederson’un solundan filelerle buluşarak skoru 2 2’ye getirdi.
Son haftalarda formunu zirveye taşıyan Onuachu, bu golle hem son dört maçtaki beşinci golüne ulaştı hem de ligdeki toplam gol sayısını 16’ya çıkararak ceza sahası içindeki etkinliğini bir kez daha gösterdi. İlk yarının uzatma bölümü ise hem yüksek tempo hem de faul düdükleri nedeniyle daha düşük ritimde geçerken, soyunma odasına gidilirken skor tabelasında 2 2’lik beraberlik vardı. Bu ilk 45 dakika, her iki teknik heyete de hem savunma zaafları hem de hücum üretkenliği açısından ciddi analiz malzemesi bıraktı.
İkinci yarıya Trabzonspor daha önde başlamak isterken, kontrolü elinde tutma isteği Fenerbahçe’den geldi ve kilidi açan isim yine sarı lacivertli hücum üçlüsü oldu. 48. dakikada Talisca, Kerem Aktürkoğlu ve Marco Asensio arasında kurulan üçlü paslaşma sonucunda ceza sahası sol içinde topla buluşan Asensio, yerden ve köşeye giden düzgün vuruşuyla Onana’yı bir kez daha çaresiz bırakıp skoru 3 2’ye taşıdı. Ligde 12 gol 9 asist barajına ulaşan yıldız futbolcu, son 14 lig maçının 12’sinde gol ya da asist katkısı vererek takımı için kritik anlarda sahneye çıkan isim olma özelliğini sürdürdü.
Bu golden sonra Fenerbahçe’nin maç stratejisi net biçimde değişti. Ön alan presini büyük ölçüde terk eden sarı lacivertliler, savunma hattını daha derine çekip topu rakibe bırakarak kontra atak fırsatlarını kollayan bir yapıya evrildi. Yorgunluk emareleri belirginleşen Talisca’nın yerine 62. dakikada Sidiki Cherif’in oyuna girmesi, ilerleyen bölümde Kante’nin yerine Nene, Kerem’in yerine Musaba hamleleriyle birlikte sistem tamamen hızlı çıkışlara ve alan savunmasına dayalı bir modele dönüştü.
Trabzonspor cephesi ise geriye düştükten sonra özellikle kenar ortaları üzerine kurulu bir baskı planı devreye soktu. Fatih Tekke, 64. dakikada Augusto’yu kenara alıp Umut Nayir’i ikinci santrfor olarak sahaya sürerek ceza sahasında Onuachu’nun yanına ikinci bir hava topu tehdidi ekledi. Sağdan Pina, soldan Lovik ve sonradan giren Nwakaeme’nin getirdiği toplarla art arda gelen ortalarda Onuachu ve Umut Nayir birkaç kez tehlike yaratsa da, Ederson’un kritik kurtarışları ve zaman zaman isabetsiz kafa vuruşları skorun değişmesine engel oldu.
Dakikalar ilerledikçe bordo mavili baskı artmasına rağmen, Fenerbahçe savunma bloğu son bölümde pozisyon alma disiplinini büyük ölçüde korudu. 66. dakikada Asensio’nun ceza sahası dışından sert şutu direğin hemen üzerinden auta giderken, 68, 77, 85 ve 88. dakikalarda Trabzonspor’un duran toplar ve ortalar üzerinden bulduğu kafa fırsatlarında Ederson ve savunma hattı gole izin vermedi. Uzatma anlarında Semedo’nun gördüğü sarı kart ve artan temaslı oyun, gerilimi yükseltse de son düdükle birlikte üç puanı hanesine yazdıran taraf konuk ekip oldu.
Maçın sonucu, puan tablosu açısından da doğrudan zirve resmi üzerinde etkili bir kırılma yarattı. Fenerbahçe, bu galibiyetle puanını 52’ye yükselterek yenilmezlik serisini sürdürdü ve lider Galatasaray’ı 55 puanla üç puan farkla takibe devam etti. Trabzonspor ise bu sezon Papara Park’ta ilk kez yenilerek 45 puanda kaldı, iç sahadaki namağlup unvanını kaybetti ve üst sıra yarışında önemli bir fırsatı elinden kaçırmış oldu.
Tarihsel perspektiften bakıldığında karşılaşma sarı lacivertliler için özel bir kilometre taşı niteliği taşıdı. Fenerbahçe, 21 yıl sonra Trabzon deplasmanında ligde üst üste üçüncü galibiyetine ulaşıp tarihindeki bu başarıyı ikinci kez tekrarladı. Bu seri, derbi psikolojisi ve rakip sahalardaki özgüven açısından teknik heyet ve oyuncu grubu için önemli bir moral kaynağı olarak öne çıktı.
Teknik ayrıntılar da derbinin hikâyesinde belirleyici unsurlar arasında yer aldı. Fatih Tekke, geçen hafta Samsunspor deplasmanında sahaya sürdüğü ve 3 0’lık galibiyet getiren 11’i bozmadan Onana, Pina, Nwaiwu, Batagov, Lovik, Oulai, Folcarelli, Augusto, Mustafa Eskihellaç, Muçi ve Onuachu ile başlarken, eksik listesinde Visca ve Zubkov bulunuyor, iyileşen Savic ise yedek kulübesinde yer alıyordu. Karşı tarafta ise Domenico Tedesco, Gençlerbirliği karşısındaki maça göre iki değişiklikle Milan Skriniar ve İsmail Yüksek’i ilk 11’e döndürüp Çağlar Söyüncü ve Nene’yi kulübeye çekerek Ederson, Semedo, Skriniar, Oosterwolde, Mert Müldür, Kante, Guendouzi, İsmail, Asensio, Kerem ve Talisca’dan oluşan bir kadro tercih etti.
Sarı lacivertlilerin sahaya bu sezon ilk kez 4 3 1 2 formatıyla çıkması da dikkat çeken taktik detaylardan biriydi. Orta sahada Guendouzi merkezde, İsmail sol iç, Kante sağ içte konumlanırken, Asensio forvet arkasında serbest rolde görev yaptı; Kerem sağ forvet, Talisca ise sol forvet olarak dizildi. Bu yapı, özellikle maçın ilk bölümünde ön alan baskısının şiddetini artırarak Trabzonspor’un pas bağlantılarını bozmayı ve hücumda merkezde sayısal üstünlük kurmayı hedefleyen bir kurguyu işaret etti.
Tribün atmosferi, derbinin sahadaki temposu kadar ateşliydi. Yüksek bilet fiyatlarına rağmen satışa çıkan koltukların neredeyse tamamı kısa sürede tükenirken, 41 bin 461 kişilik kapasiteye sahip stadın tribünleri büyük ölçüde doldu. İl Spor Güvenlik Kurulu kararı uyarınca misafir takım taraftarına yer ayrılmayan maçta, deplasman tribününde de bordo mavili taraftarlar bulundu ve 90 dakika boyunca takımlarına destek verdi.
Maçın kırılma anlarından biri, Fenerbahçe’nin 3 2 öne geçmesinin ardından oyunu tamamen geride kabul edip Trabzonspor’un kanatlardan yaptığı ortaları savunmak zorunda kalmasıydı. Tekke’nin Umut Nayir hamlesiyle birlikte ceza sahası içinde iki kuleye dönüştüğü dakikalarda özellikle Muçi’nin kullandığı köşe vuruşları ve Pina’nın bindirmeleri, Fenerbahçe savunmasını zaman zaman zorladı. Buna rağmen Ederson’un 68. dakikada Umut Nayir’in kafa vuruşunu üstten kornere çelmesi, 77 ve 85. dakikalarda Onuachu’nun değerlendiremediği fırsatlar, finalde skoru belirleyen detaylar olarak öne çıktı.
İstatistiklerin ötesinde, bu derbi hem iki takımın sezon hikâyesinde hem de şampiyonluk yarışının psikolojik boyutunda özel bir yere yerleşti. Fenerbahçe, deplasmanda üç gol atarak kazandığı bu maçla hem namağlup serisini korudu hem de kritik bir virajı dönerken özgüvenini yukarı taşıdı. Trabzonspor ise, özellikle evinde ilk kez kaybetmenin yarattığı hayal kırıklığını telafi etmek için önümüzdeki haftalarda hem skor hem oyun anlamında yeni bir reaksiyon vermek zorunda kalacak gibi görünüyor.







