Yargıtay’dan Emsal Teşkil Edecek IBAN Kararı - BİLHABER

Yargıtay’dan Emsal Teşkil Edecek IBAN Kararı

Uluslararası bir şirket yetkilisinin Kore merkezli şirkete anlaşma gereği para göndermek için bankaya gelerek 15 bin dolar havale işlemi yaptığı, 21 gün sonra şirket yetkilisinin aynı IBAN numarasına 15 bin dolar daha para gönderdiği. Tüm bu işlemleri şirket yetkilisinin paranın gönderilmesini istediği İnternational Bank Account Number (IBAN)’ı ve şirket adını yazarak banka yetkilisine vererek gerçekleştirdiği. Paranın müşteriye ulaşmadığını öğrenen şirket yetkilisi paranın iadesini bankadan talep etti , talebinin olumsuz sonuçlanması üzerine konu yargıya intikal etti.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’ndan IBAN ile Para Transferi Hakkında Emsal Karar

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/941 E. , 2021/144 K. 23.02.2021 tarihli kararında bankanın para transferinde IBAN numarasının alıcıya ait olup olmadığını kontrol etme gibi bir sorumluluğunun bulunmadığına karar vererek emsal bir karara imza attı.

Mahkeme; havalenin IBAN kullanılarak yapıldığı, dava konusu havalenin yapılmasında muhabir ve lehtar bankanın davalı bankanın alt vekili ve ifa yardımcısı olarak görev aldığı, bankanın teknolojinin sağladığı imkânı kullandığı, müşteri banka ilişkisinde bankanın sözleşmenin ekonomik anlamda güçlü tarafı olduğu, finans sektöründe faaliyet gösteriyor olması ve uzmanlık alanı nedeniyle daha fazla özen yükümlülüğü altında bulunduğu, her ne kadar davacı tarafça dava dışı havale alıcısına ait olduğu kanaati ile davalı bankaya bildirilen IBAN’a havale işlemi yapılmış ise de paranın müşteri hesabına aktarma sırasında IBAN’ın alıcıya ait olmadığının basit bir kontrolle anlaşılabileceği ve bu tedbirin de ilgili işlemi gerçekleştiren banka tarafından alınmasının gerektiği, bu anlamda davacının havale yapmak istediği şirkete ait IBAN’ı müşteriye teyit ettirmeden bankaya vermek suretiyle kusurlu davrandığı, yine davalı bankanın ise ifa yardımcısı olan bankanın IBAN ile hesap sahibi ismini eşleştirmeden işlemi yapmış olması nedeniyle olayda kusurlu olduğu kanaatine vararak her iki tarafın eşit kusurlarıyla zarara sebebiyet verdikleri gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı bankanın yüzde 50 kusuruna tekabül eden 15 bin Dolar esas alınarak itirazın bu miktar üzerinden iptaline, davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verdi.

Davalı bankanın kararı temyiz etmesi neticesinde Yargıtay 19. Hukuk Dairesi tarafından bozulan karara rağmen Asliye Ticaret Mahkemesi önceki kararında belirttiği gerekçelerle direnme kararı vermiştir.

Uyuşmazlığın davacı tarafından verilen bilgilerle yapılan havale işlemi nedeniyle alıcısına ulaşmayan havale bedeline yönelik olarak davalı bankanın kusurunun bulunup bulunmadığı, buradan varılacak sonuca göre davalı bankanın sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmakta olduğu belirtilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu verdiği kararın gerekçesinde belirttiği hususlar;

Banka tarafından davacının yazılı talimat ve proforma faturada bulunan banka bilgilerine istinaden davacının talep ettiği IBAN’a para transferi gerçekleştirilmiştir.

Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, IBAN sistemi ile ilgili açıklamalara yer verilmiş olup, uluslararası banka hesap numarasının ingilizce karşılığı olan kelimelere ait ilk harflerden oluşan IBAN ile yapılan havale işleminde, bu numaranın verilmesinden sonra banka ismi, ülke ismi, hesap numarası ve bunun gibi ek bilgilere ihtiyaç olmadığı, yirmi iki adet harf ve rakamdan oluşan bu sistemde havale işlemi sırasında bir rakamın yanlış girilmesi hâlinde sistemin yanlış IBAN uyarısı verece ği, sistemin tam güvenli olup, rakamların değerinde veya sırasında yapılacak bir yanlışlığı kabul etmediği belirtilmiştir.

Bilirkişi raporunda davalı bankanın, davacı şirketin kendisine ilettiği IBAN’ı doğru girerek yaptığı havale işlemi sırasında IBAN’ın ait olduğu kimse ile havale amirinin belirttiği kimsenin aynı kişi olup olmadığını görme ve denetleme imkânının olmadığı, bu iki bilginin birbiriyle uyumlu olup olmadığını ancak lehdar bankanın görebileceği, paranın gönderildiği İngiltere’deki banka hesabının gerçekten ithalatçı şirkete ait olup olmadığının belirlenmesinin mümkün olmadığı, İngiliz hukukunda para transferi gerçekleştirilirken IBAN ile alıcının isminin uyuşup uyuşmadığını araştırma yükümlülüğünü öngören bir kanun hükmüne rastlanılmadığı belirtilmiştir.

Dosya içerisindeki bilirkişi raporunu düzenleyen bilirkişilerin nitelikleri de dikkate alındığında rapor düzenlenmeye ehil oldukları, davalı bankanın davacı şirket tarafından verilen IBAN bilgilerine göre havale işlemlerini gerçekleştirdiği, paranın gönderildiği IBAN ile havale alıcısının isminin aynı olup olmadığını kontrol etme yükümlülüğünün bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Yapılan ilk havale işleminden sonra, davacı şirketin basiretli tacir olarak paranın gönderilmek istendiği alıcı şirket ile irtibata geçerek paranın alıcının hesabına geçip geçmediğini teyit etmeden aradan 20 günden fazla süre geçtikten sonra aynı IBAN’a havale işlemi yapılmasını talep etmesinde kusurlu olduğunun kabulü gerekir.

Hâl böyle olunca; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir