Din-İslamSon Dakika Gelişmeleri

Kuran’da yazılan İslam dini ile bugün iddia edilen İslam dini arasındaki ciddi farklar

Kuran’da yazılan İslam dini ile günümüzde iddia edilen ve yaşamaya/yaşatmaya çalışılan İslam dini çok farklıdır zira sözde Peygamber yolunda gitmeye çalışanlar yani mümin olmaya çalışanların çoğu, insanlar tarafından uydurulan dine yani Kuran’da belirtilen gerçek din olan İslamiyet’e uymazlar. Gelin bu konu hakkında ne demek istediğimizi bilhaber makalesinde derinden inceleyelim.

Öncelikle belirtmek isterim ki; ilk peygamberden son peygambere kadar seçilmiş her kişi tüm insanların peygamberidir ve onlar sadece kendisine vayhedilenlere uyarlar, yaşarlar ve kendilerine vahyedilen bilgileri eksilmeden, çoğaltmadan, kendi yorumlarını bile katmadan aynı şekilde iletirler. Peygamber tarafından, vahyin kendisine aynı şekilde iletilmesi ile tüm iş o insana bağlıdır zira o insan düşünür, sorgular ve eğer vayihlerin doğrultusunda bir hayat sürürse hem bu kısa hayatta hem de sonsuz olan mahşer hayatında mutlu olur ama Allah’ın dediği gibi ‘’Allah’ın ipine topluca sarılın’’ yani toplum olarak Allah’ın dini (kurallar ve ilkeler) olan İslam’a yani Kuran’a göre yaşam sürün.

Konuya daha derin bir şekilde geçemeden önce şu kavramları bilmeniz ve aklınızın bir köşesine kaydetmeniz son derece önemlidir.

Peygamber = Kamu görevlisi

Din = Kurallar, ilkeler

Din günü = Fitleşme/hesaplaşma günü

Maddiyat kazanma = Kuran’da yazılan İslamiyet’e göre hiç bir insan (peygamberlerde dahil) din üzerinden asla maddiyat kazanmaz. Dini öne sürerek makam, mevki, zenginlik, yetki gibi hiçbir maddiyat elde edemez ki zaten hiç bir peygamber asla din üzerinden hiçbir maddiyat kazanmamıştır. Bugün kendisine imam, müftü falan denilen kişilerin mesleklerinden ötürü aldığı paralara bakmayın zira Kuran’da yazılan gerçek İslamiyet’e göre böyle bir maddiyat asla kazanamazlar.

Hazret/hazreti = Hazret bey demektir. Arapça da kullanıldığı zaman kelimenin önüne getirilir (Hz Muhammed, Hz Davut gibi V.S), Tükçe olarak kullanıldığı zaman kelimenin sonuna getirilir. (Mustafa bey, Ali bey gibi V.S) Bu şekilde kullanmasının sebebi; sadece saygı göstergesi olsun diye kullanılır.

Rab = Rab kelimesi çoğu zaman tek yaratıcı olan Allah’ın ismi ile karıştırılır, hatta bazı kimseler Rab ne demektir diye sorulduğu zaman ‘’Allah’’ derler. Halbuki Allah ile rab kelimeleri çok farklı kelimelerdir. Rab demek; kural koyucu, ilke belirleyici demektir. Bütün alemleri yoktan var var eden Allah’da bu alemlerin yegane rabbidir yani kısaca Fransızcadan gelen patron anlamındadır.

Uydurulan Din İle İslamiyet Arasında ki Bariz Farklar

Adına her ne kadar İslamiyet demişlerse de Kuran’da yazılan gerçek İslamiyet ile bugün yaşanılan İslamiyet’in hiç bir alakası yoktur. Gerçek İslam yani Kuran’da belirtilen İslam’da, Allah’ın dini olan İslamiyet’i anlatma ve yaşatma bahanesi ile hiç bir şekilde  maddiyat kazanılmaz. Hiç bir peygamber asla maddiyat kazanmadığı gibi onlar sadece kendilerine vahyedilenlere uyarlar. Ama gelin görün ki; insanlar tarafından uydurulan dinde, insanların bazıları İslamiyet demişler ve insanlar tarafından uydurulan dine inanıp, İslamiyet üzerinden maddiyat kazanmışlar. Başta bütün şeyhler, cemaat liderleri olmak üzere kim din üzerinden maddiyat kazanıyorsa bu İslamiyet’e tamamen aykırıdır.  

Allah Kuran’da ‘’… Kuran’ın anlaşılmaması için her türlü yola başvuraklar…) demiştir ve insanlarda aynen, akıllarını kötüye çalıştırarak Kuran’ın tam anlaşılmaması için bazı surelerin yerlerini değiştirmişler, çoğu kelimenin anlamını değiştirmişlerdir. Halbuki Kuran’da yani Allah’ın ilettiği Kuran’da asla hiçbir çelişki bulunmaz ve hiçbir ayet birbiyle asla çelişmez. Mesela Fatiha suresi olarak bilinen vahiyler;  Hz. Muhammed’e peygamberlik vasfı geldikten 6 yıl sonra gelmiştir ama şimdi ki bilinen Kuran’larda Fatiha olarak bilenen sure, Kuran’ın en başında yer alır.

Allah, hiç bir şekilde asla rutin olan inançları önermemiştir. Buna rağmen kendisine ‘’müminlerin izinden gitmeye çalışıyorum’’ diyen bazı kimseler, aynen uydurma Hristiyanlık gibi, uydurma Yahudililk gibi inançlar gereği hep rutin alışkanlıkları, uydurdukları ve adına İslam dedikleri dine koymuşlardır. Halbuki Kuran tamamıyla  bilimseldir. Kur-an bütünüyle öğrenildiğinde hep akla, akıldaki mantığa hitap eder. Hatta Allah kendi varlığının bile sorgulanmasını istemiştir. Allah’ın varlığını gene bilimsel olarak sorgulayan kişi, Allah’ın tek yaratıcı olduğunu, tüm alemlerin tek rabbi olduğunu, İslam dininin hep insanların iyiliği için, mutlu/huzurlu olarak bu hayatı geçirmesi için iletildiğini görür. Yoksa Allah -HAŞA- bu saatlerde şöyle yapın, bu saatlerde şu meskenlerde şunu yapın demez. İslam tamamen akla hitap eder ve aklın, vicdanın kabul edemeyeceği hiçbir şeyi asla İslam dininde yer vermez.

Konunun devamı için ve Kuran’da yazılan gerçek İslamiyet’in daha iyi anlaşılması için lütfen BURAYI TIKLAYINIZ ve Arap edebiyatını iyi bilen Hakkı Yılmaz’ın videoları ile derlenen makaleleri tıklayarak bir çok farklı konular hakkında bilgi edininiz.

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Sitemizin devamlılığı için lütfen reklam engelleyicinizi kapatın