Schengen vize başvurularında randevu alma süreci son dönemde önemli sıkıntılarla karşı karşıya kaldı. Vatandaşlar resmi sistem üzerinden randevu bulabilmek için uzun süreler beklemek zorunda kalıyor. Bu bekleyiş çoğu zaman sonuçsuz kalabiliyor. Sistemde ortaya çıkan tıkanıklıklar ise yeni bir ticaretin doğmasına neden oldu. Randevu bulamayanlar farklı yollar aramaya yöneldi.
Randevu sisteminin işleyişindeki düzensizlikler özellikle yoğun dönemlerde daha fazla hissediliyor. Vatandaşlar randevu açılışlarını takip etmek için gece saatlerini veya resmi tatil günlerini kollamak zorunda kalıyor. Ancak bu çabalar sıklıkla yetersiz sonuç veriyor. Sistem açılır açılmaz randevuların hızla tükenmesi hayal kırıklığını artırıyor. Bu durum randevu alma sürecini adeta bir yarışa dönüştürdü.
Schengen Vize Sisteminde Yaşanan Randevu Krizi
Schengen vize randevularının sınırlı sayıda ve düzensiz saatlerde açılması vatandaşların başvuru yapmasını oldukça zorlaştırıyor. Gece yarısı, bayram sabahı veya pazar günü gibi zamanlarda randevu açılışları gerçekleşebiliyor. Bu saatlerde sistemi takip etmek pratikte neredeyse imkânsız hale geliyor. Vatandaşlar randevu bulabilmek için sürekli ekran başında beklemek zorunda kalıyor. Bu bekleyişin yarattığı yorgunluk birçok kişiyi vazgeçme noktasına getiriyor.
AB Komisyonu’nun yayımladığı 2025 verileri Schengen vize başvurularındaki genel tabloyu net şekilde ortaya koydu. Toplam başvuru sayısı 11 milyon 934 bin 106 seviyesine ulaştı. Ret oranı ise yüzde 14,8 olarak kayıtlara geçti. Vatandaşlarımızdan yapılan başvurular bu tabloda önemli bir yer tuttu. Ancak randevu bulabilenlerin sayısındaki artış beklentisi karşılanmadı. Vatandaşlarımızın büyük bölümü randevu almadan sistem dışında kaldı.
İtalya ve Fransa gibi popüler destinasyonlara yönelik başvurularda belirgin düşüşler yaşandı. İtalya’ya vize başvurusu yapabilenlerin sayısı bir önceki yıla göre yüzde 32,3 oranında geriledi. Fransa’ya yapılan başvurularda ise yüzde 6’ya yakın azalma görüldü. Bu düşüşler randevu bulamayan vatandaşlarımızın sayısının arttığını gösteriyor. Seyahat planları yapanlar bu gerilemeden doğrudan etkilendi.
Botlar Tarafından Bloke Edilen Randevular
Resmi sistem üzerinden açılan randevular kısa sürede bot hesaplar tarafından bloke ediliyor. Bu botlar otomatik olarak randevuları kapatarak gerçek başvuru sahiplerinin erişimini engelliyor. Vatandaşlar sistemde yer açıldığını görse bile çoğu zaman randevuya ulaşamıyor. Botların hızlı hareketi insan eliyle yapılan takipleri etkisiz kılıyor. Bu teknolojik müdahale randevu dağıtımını adil olmaktan çıkarıyor.
Botlar aracılığıyla bloke edilen randevular daha sonra farklı kanallarda el değiştiriyor. Bu süreç randevu alma hakkının ticari bir metaya dönüşmesine yol açtı. Gerçek başvuru sahipleri botların yarattığı tıkanıklık nedeniyle mağdur oluyor. Sistemdeki bu açık randevu bulma şansını büyük ölçüde azaltıyor. Vatandaşlar adil bir dağıtım mekanizması talep ediyor.
Randevu bulamayanların sayısı her geçen dönemde artmaya devam ediyor. Botların sistematik müdahalesi bu artışı hızlandıran en önemli etkenlerden biri haline geldi. Vatandaşlar resmi kanalların dışında çözüm aramak zorunda kalıyor. Bu arayış ise yeni sorunları beraberinde getiriyor. Sistemdeki güvenlik açıkları daha geniş tartışmalara neden oluyor.
Karaborsada Belirlenen Fiyatlar ve Acil Durumlar
Bloke edilen randevular karaborsada belirli fiyat aralıklarında alınıp satılıyor. Normal koşullarda randevu bedeli 300 ila 500 euro arasında değişiyor. Acil durumlarda ise bu rakamlar bin euroya kadar yükselebiliyor. Bu fiyatlar randevu bulamayan vatandaşlar için ciddi bir mali yük oluşturuyor. Birçok kişi seyahat planlarını bu maliyetler nedeniyle ertelemek zorunda kalıyor.
Karaborsada gerçekleşen bu ticaret randevu alma sürecini tamamen ticari bir boyuta taşıdı. Vatandaşlar resmi sistemde yer bulamadıkları için bu yönteme başvurmak zorunda hissediyor. Fiyatların acil durumlara göre değişmesi fırsatçılığı artırıyor. Bu durum vize başvuru sürecinin temel amacından uzaklaşmasına yol açıyor. Randevu hakkı maddi gücü olanlarla sınırlı hale geliyor.
Seyahat acenteleri de bu süreçten olumsuz etkileniyor. Vatandaşların randevu bulamaması planlanan turların iptal edilmesine veya ertelenmesine neden oluyor. Özellikle İtalya ve Fransa odaklı programlar başvuru sayılarındaki düşüşten doğrudan zarar görüyor. Acentelerin iş hacmindeki gerileme sektörün geneline yansıyor. Bu ekonomik etki daha fazla kişinin mağduriyetini artırıyor.
TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya’nın Değerlendirmeleri
TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya yaşanan randevu krizinin boyutlarını detaylı şekilde açıkladı. Mevcut uygulamalar nedeniyle vatandaşlarımızın vize başvurusuna dahi fırsat bulamadan sistem dışında kaldığını belirtti. Sınırlı randevuların botlar tarafından bloke edilmesinin adil erişimi engellediğini vurguladı. Gece yarısı veya bayram günlerinde randevu açılmasının vatandaşlarımızı zor durumda bıraktığını ifade etti.
Firuz Bağlıkaya AB Komisyonu verilerinin kendilerini haklı çıkardığını söyledi. İtalya ve Fransa’ya yönelik başvurulardaki düşüşlerin randevu bulamama sorununun en somut kanıtı olduğunu aktardı. Vize kotalarının artırılması beklentisi içinde olunduğunu ancak kotaların daha da kısıldığını belirtti. Bu durumun seyahat acentelerinin iş hacmini olumsuz etkilediğini dile getirdi.
Başkan karaborsada randevu satışının 300 ila 500 euro arasında gerçekleştiğini acil durumlarda ise bin euroya kadar çıktığını açıkladı. Bu duruma bir dur denilmesi gerektiğini vurguladı. Vatandaşlarımızın mağduriyetinin giderilmesi için acil önlemler alınması çağrısında bulundu. Firuz Bağlıkaya’nın açıklamaları sorunun sadece bireysel değil sektörel bir boyutu olduğunu da ortaya koydu.
Randevu krizinin çözümü için uluslararası iş birliğinin önemi ortaya çıkıyor. Vize kotalarının artırılması sistemin daha şeffaf hale getirilmesi ve bot müdahalelerinin önlenmesi gerekiyor. Bu adımlar atılmadığı takdirde vatandaşlarımızın mağduriyeti devam edecek. Seyahat sektörünün de bu süreçten olumsuz etkilenmesi kaçınılmaz görünüyor.
Firuz Bağlıkaya’nın dile getirdiği sorunlar vize başvuru sürecinin yeniden düzenlenmesi gerektiğini gösteriyor. Vatandaşlarımızın adil ve erişilebilir bir sistem talep etmesi haklı bir beklenti olarak öne çıkıyor. Karaborsanın oluşmasına zemin hazırlayan yapısal sorunların giderilmesi öncelikli konular arasında yer alıyor. Bu yönde atılacak adımlar hem bireysel hem de sektörel mağduriyetleri azaltabilir.






