Almanya’da ayrımcılığa uğradığını düşünen kişilerin danışmanlık taleplerinde yaşanan artış, ülkede eşit muamele konusundaki hassasiyetleri yeniden gündeme taşıdı. Federal kurumun raporları, buzdağının görünen kısmının ötesinde geniş bir sorun alanına işaret ediyor. Hükümetin reform planları ise eleştirilerin odağında yer alıyor.
2025 yılında Federal Ayrımcılıkla Mücadele Dairesi’ne 13 bin 67 başvuru yapıldı. Bu sayı, önceki yıla göre önemli ölçüde yükseldi. Sosyo-Ekonomik Panel araştırması, son 12 ayda nüfusun yüzde 13’ünden fazlasının ayrımcılık yaşadığını ortaya koydu. Bu oran, yaklaşık dokuz milyon kişiye karşılık geliyor.
Irkçılık başvurularındaki ağırlık
Başvuruların yüzde 43’ü ırkçılık ve etnik kökene dayalı ayrımcılık oluşturdu. Bu oran yıllardır benzer seviyede seyrediyor. Engellilik veya kronik hastalıklar yüzde 28, cinsiyet veya cinsiyet kimliği ise yüzde 22 oranında gerekçe olarak bildirildi. Nijerya doğumlu girişimci Deborah Choi, günlük hayatta karşılaşılan ırkçılık ve cinsiyetçilik örneklerini paylaştı.
Ferda Ataman, kurumun 2006 tarihli Genel Eşit Muamele Yasası kapsamında faaliyet gösterdiğini hatırlattı. Amacın herkes için gerekli korumayı sağlamak olduğunu vurguladı. Ancak mevcut kaynakların ve yetkilerin yetersiz kaldığına dikkat çekti. Belçika gibi ülkelerle karşılaştırma, Almanya’daki harcama düzeyinin düşük olduğunu gösterdi.
Hükümet reform planına eleştiriler
Ataman, hükümetin hazırladığı yasa değişikliğini yetersiz buldu. Mağdurların dava açma süresinin iki aydan dört aya çıkarılması planlanırken, birçok Avrupa ülkesinde bu süre üç ila beş yıl arasında değişiyor. Kısa sürenin, danışmanlık alma ve dava sürecini değerlendirme imkânını kısıtladığı ifade edildi.
Yapay zeka ve algoritmaların ayrımcılık yapma ihtimali de tartışma konusu oldu. Kamu kurumlarına karşı dava açılamaması ise Ataman’ın en sert eleştirdiği noktalardan biri oldu. Devlet kurumlarının bu konuda ayrıcalıklı konumda olmasının kabul edilemez olduğu belirtildi. 120’den fazla kuruluşun yer aldığı ittifak, daha güçlü yasal koruma talep ediyor.
Uluslararası karşılaştırmalar ve gelecek adımlar
Ataman, Avrupa’daki diğer ülkelerin ayrımcılıkla mücadeleye daha fazla kaynak ayırdığını savundu. Kişi başına harcama farkı, Almanya’daki kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koydu. Parlamentodaki görüşmeler sırasında Federal Meclis’in tasarıda değişiklikler yapması umut ediliyor.
Uzmanlar, ayrımcılığın her dönemde var olabileceğini ancak etkili kuralların birlikte yaşamı kolaylaştırdığını belirtiyor. Trafik kurallarına benzetme yapan Ataman, toplumun çeşitliliğini yansıtan bağlayıcı düzenlemelerin önemine işaret etti. Reform sürecinin mağdurların lehine sonuçlanması bekleniyor.






