Dinde özgürlük Bakara Suresi ayet 256 daki zorlama yoktur hükmüyle temellenir. Kâfirun Suresi ndeki sizin dininiz size benim dinim bana cümlesi inancı dayatma dışı tutar. Al i İmran Suresi ayet 85 İslam dışının ahirette kabul edilmeyeceğini söylerken ayet 164 uyarıcıları ateşten çekmeye çağırır. İman robotluk değil tercih olduğu için sofra kurulur ve kişi seçer. Metin zorlamanın imtihanı bozması uyarı görevinin sınırı aile çevresini koruma emri ile kabul edilen din iddiası başlıklarını işleyecek. Bu özetten sonra özgürlüğün hangi cümleyle kurulduğuna bakmak gerekir.
Zorlamanın imtihanı bozması
İyi ile kötü tablosunun ayrı kurulması inanç hürriyeti ni bir sofra gibi gösterir. Sofra doludur çünkü seçenek gizlenmez. Gizlenmeyen seçenek kişiyi robot olmaktan çıkarır. Çıkan irade imtihanın şartıdır. Şart kalkınca not da kalkar. Kalkan not zorla doldurulmuş bir kimliği andırır. Andıran kimlik kalbe ait değildir.
Zorlanan kul dinde özgürlük cümlesinin tam tersine düşer. Düşen kul korkudan evet der. Deyen ağız iman etmiş sayılmaz. Sayılmayan evet hesap gününde ağır durmaz. Duran şey tercihtir. Tercih görülmeden verilen söz ezberdir. Ezber sonra öfkeye döner.
İman Allah a yönelme işi olduğu için dinî serbestlik kişinin iç kapısını kilitler. Kilitlenen kapı başkasının tokmağına açılmaz. Açılmayan kapı commşu dinini yok etmez. Etmeyen duruş Kâfirun un size ve bana ayrımını yaşatır. Yaşayan ayrım kavga değil sınırdır. Sınır bilinirse toplum nefes alır.
Robot metaforu dinde özgürlük tartışmasını ahlak felsefesine bağlar. Bağlanan düşünce şudur ki programlanan varlık övülemez. Övülemeyen varlık yerilemez de. Yerilemeyen varlık imtihan dışıdır. Dışarıda kalan hayat Kur an ın hitabını boşlar. Boşalan hitap uyarının anlamını da düşürür.
Seçimin ağırlığı inanma özgürlüğü nü hafif bir slogan olmaktan çıkarır. Çıkan ağırlık yanlışı da seçebilmektir. Seçilebilen yanlış imtihanı gerçek kılar. Gerçek kılan risk zorlamacıyı rahatsız eder. Rahatsız olan el sopayı uzatır. Uzanan sopa sofra bezini yırtar.
Bakara nın hükmü dinde özgürlük için anayasa cümlesi gibi okunur. Okunan cümle devleti ve cemaati bağlar. Bağlanan el kimlik dayatamaz. Dayatılamayan kimlik kişiyi kendi sofrasına gönderir. Gönderilen kişi sorumluluğu yüklenir. Yüklenen sorumluluk başkasının günahını silmez.
Uyarı görevinin sınırı
Tehlike görenin dikkat et demesi inanç hürriyeti ni susturmaz. Susturmayan şey zorlamak ile uyarmak arasındaki çizgidir. Çizgi polisi andırır çünkü yol kapanmaz haber verilir. Verilen haber kişiyi kelepçelemez. Kelepçelenmeyen kişi yürümeye devam edebilir. Edebilen yürüyüş imtihanı korur.
Peygamberin tebliğ görevi tamamlandıktan sonra dinî serbestlik içinde uyarı ordinary mümin omzuna iner. İnen yük herkesi vaiz yapmaz. Yapmayan şey bağırarak hükmetmektir. Hükmetmeyen dil davet eder. Davet edilen kişi incelemeye çağrılır. Çağrılan inceleme dayatma değildir.
Al i İmran 164 inanma özgürlüğü ile uyarıyı aynı sahneye koyar. Koyulan sahne ateşten çekme çabasıdır. Çaba sonuç garantisi vermez. Vermeyen garanti belki kurtulur belki mazeret kalır cümlesinde durur. Duran belki zorlamanın inkârıdır. İnkâr edilen zorlama vicdanı açık tutar.
Aile çevresini koruma emri
Kendini ve aileni koru emri dinde özgürlük ile çelişmez çünkü koruma dayatma değildir. Olmayan dayatma yakınını tehlikeden haberdar etmektir. Haberdar edilen yakın evladın kulağını tıkayamaz. Tıkayamayan kulak seçer. Seçen evlat ailenin mülkü değildir. Olmayan mülk imanı miras gibi yazmaz.
Yakın çevre Türkçe veya aynı dilde konuşanları da kapsayınca dinde özgürlük milli bir dayatmaya çevrilmemelidir. Çevrilmemesi gereken şey komşuyu fişlemek değil merhametle uyarmaktır. Uyaran merhamet kapıyı çalar. Çalan kapı içeri zorla girmez. Girmeyen ayak haddini bilir. Bilinen had toplum barışını korur.
İyiliği emret kötülüğü yasakla cümlesi inanç hürriyeti ni toplumsal ahlaka bağlar. Bağlanan ahlak sokakta zulmü görünce susmamaktır. Susmayan dil dükkânı basmaz. Basmayan el hukuku çiğnemez. Çiğnenmeyen hukuk uyarıyı suç olmaktan çıkarır. Çıkan uyarı kamu düzenini de gözetir.
Koruma emrinin istismarı dinî serbestlik i ev içi baskıya çevirir. Çevrilen baskı çocuğu robot yapar. Yapılan robot ileride ya kopar ya kin güder. Güden kin sofra metaforunu yakar. Yanan sofra aileyi de yakar. Yakan el iyilik sandığı şeyi kötülüğe döndürür.
Sektörel bakış din eğitimini korku hattı olmaktan çıkarıp dinde özgürlük diline çekmektir. Çekilen dil soruyu yasaklamaz. Yasaklanmayan soru imanı olgunlaştırır. Olgunlaşan iman dayatmayı ihtiyaç görmez. Görmeyen ihtiyaç cemaati rahatlatır. Rahatlayan cemaat uyarıyı fısıltıya indirir.
Kabul edilen din iddiası
Al i İmran 85 inanma özgürlüğü nün dünya kapısını kapatmaz. Kapatmayan şey ahiret hükmünü dünya zabıtasına çevirmemektir. Çevrilmeyen zabıta kişiyi mahkemeye sürüklemez. Sürüklenmeyen kişi seçiminde hür kalır. Kalan hürriyet uyarıcının elini de bağlar. Bağlanan el kılıç değil söz taşır.
Kur an daki İslam ile yaşanan Müslümanlık pratikleri ayrı tutulmalıdır çünkü iddia vahye yaslanır. Yaslanan iddia geleneği putlaştırmaz. Putlaşmayan gelenek eleştiriye açılır. Açılan eleştiri uyanışı büyütür. Büyüyen uyanış kör taklidi keser. Kesilen taklit sofra seçimini görünür kılar.
Alınacak önlem uyarıyı kısa net ve zorlamasız tutmak kapıyı çalıp içeri girmemek ve çocuğa korku kimliği giydirmemektir. Tutulan ölçü Bakara nın cümlesine uyar. Uyan cümle Kâfirun un sınırını da korur. Korunan sınır hem davetçiyi hem komşuyu yaşatır. Yaşayan komşuluk imtihanı bozmaz. Bozulmayan imtihan aklı masada tutar. Tutulan akıl özgürlüğü slogan olmaktan çıkarır. Çıkan özgürlük sorumlulukla birlikte yürür.
