Aile içi şiddet olayları son yıllarda giderek artan bir endişe kaynağı olmaya devam etmektedir. Kağıthane’de yaşanan ve tüm kamuoyunun dikkatini çeken bu olay, kadına yönelik şiddetin ne denli trajik boyutlara ulaşabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi. Uzaklaştırma kararına rağmen evi basan ve silah kullanan bir damadın hayatını kaybetmesi, hem hukuki hem de insani açıdan derin sorular doğurdu. Olayın pek çok boyutu bulunmakta olup ifadeler ve görüntüler gün yüzüne çıktıkça tablo daha da çarpıcı bir hal almaktadır.

Uzaklaştırma kararına rağmen eve geldi
İddiaya göre hakkında uzaklaştırma kararı bulunan Rüzgar Eser (33), boşanma aşamasındaki eşi Nurşin E.’nin (28) Kağıthane’deki evine giderek kapıyı çaldı. Kendisinin sadece konuşmak istediğini söylemesi üzerine aile kapıyı açtı. Ne var ki bu kararın ne kadar büyük bir hata olduğu yalnızca birkaç dakika içinde ortaya çıktı. Rüzgar Eser, eşiyle başlayan tartışmada aniden silahını çekti ve eşi Nurşin E.’yi vurdu. Bunun da yetmediği gibi evde o sırada bulunan baldızı Betül E.’yi (32) ve annesi Delal A.’yı dövmeye başladı. Olayın son derece hızlı gelişmesi, aile bireylerini dehşete düşürdü. Rüzgar Eser’in kontrolden çıktığı ve durumu geri dönülemez bir noktaya taşıdığı anlaşılmaktadır.

Kayınvalide mutfaktan bıçak alarak müdahale etti
Kızının silahlı saldırıya uğradığını gören Delal A., çaresiz ve panik içinde bir karar aldı. Rüzgar Eser’in kızına bir kez daha ateş etmesini engellemek amacıyla mutfağa koştu ve elindeki bıçakla damadına müdahale etti. Delal A.’nın bıçağı rastgele sallayarak Rüzgar Eser’i göğsünden yaraladığı ve adamın kısa süre sonra hayatını kaybettiği bildirildi. Olayın tam olarak kaç dakika içinde gerçekleştiği bilinmemekle birlikte, aile bireylerinin o anlarda son derece sınırlı bir hareket alanına sahip olduğu açıkça görülmektedir. Delal A.’nın bu hamlesi, hem kızının hem de evdeki diğer kişilerin hayatını kurtarmış olabilir. Olay yerine gelen sağlık ekipleri, yaralı Nurşin E.’ye ilk müdahaleyi yaparak hastaneye kaldırdı.
Delal A.’nın emniyetteki ifadesi ortaya çıktı
Hastanede tedavi gördükten sonra gözaltına alınan Delal A., emniyetteki sorgusunda o gece yaşananları tüm ayrıntılarıyla aktardı. Rüzgar Eser’in Batman’dan İstanbul’a geldiğini ve evin önünde durduğunu belirten Delal A., konuşmak istediğine inandıkları için kapıyı açtıklarını söyledi. Kapıyı açmalarından 10 dakika geçmeden yeniden kavga başladığını ve Rüzgar Eser’in hiç beklenmedik bir anda silahını çektiğini anlattı. Kızına tekrar ateş etmeye çalıştığını fark edince ona engel olmak için mutfağa koştuğunu ve bıçak aldığını vurgulayan Delal A., o an için başka bir seçeneği olmadığını belirtti. Delal A., “Eğer ben müdahale etmesem hepimizi öldürecekti” ifadelerini kullandı. Savcılık, Delal A.’nın ifadesini meşru müdafaa kapsamında değerlendirip değerlendirmeyeceğini inceleyen soruşturmayı sürdürmektedir.
Kayınvalide adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı
Emniyet bünyesindeki işlemlerin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen Delal A., mahkeme tarafından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Bu karar kamuoyunda geniş yankı uyandırdı ve tartışmalara yol açtı. Hukuk çevrelerinde meşru müdafaa koşullarının bu olaya uygulanıp uygulanamayacağı sorgulanmaya başlandı. Uzman hukukçular, olayın meşru müdafaa sınırları içinde kalıp kalmadığının belirlenmesinde birçok kritik kriterin inceleneceğini ifade etti. Bu kriterlerin başında tehdidin anlık ve somut olup olmadığı ile orantılılık ilkesine uygunluk gelmektedir. Delal A.’nın serbest bırakılması, özellikle aile içi şiddet vakalarında hukuki korumanın kapsamına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Rüzgar Eser’in tehdit videoları gün yüzüne çıktı
Olayın üzerine yoğun ilgi çeken bir gelişme daha yaşandı: Rüzgar Eser’in olay öncesinde hem eşi hem de küçük kızıyla yaptığı görüntülü konuşmalar kamuoyuyla paylaşıldı. Görüntülerde Rüzgar Eser’in eşi Nurşin E.’ye açıkça ölüm tehdidinde bulunduğu gözlemlendi. Rüzgar Eser, “Nurşin 2-3 ay sabret, seni öldüreceğim” diye konuştu ve kızları için yetimhane söylemine başvurdu. Bunun yanı sıra küçük kızına çektiği başka bir videoda da annesini, nennesini ve o evde kimi yakalasa öldüreceğini söylediği ortaya çıktı. Rüzgar Eser’in Almanya’ya gideceğinden ve geri döndüğünde hesap soracağından söz ettiği de görüntülere yansıdı. Söz konusu tehdit videoları, olayın arka planını ve Rüzgar Eser’in niyetini tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.
Aile içi şiddet olaylarında uzman psikologlar, mağdurların yaşadığı kronik korku ve çaresizlik duygusunun, şiddet anında savaş ya da kaç tepkisini tetiklediğini vurgular. Bu tür vakalarda bireylerin sakin ve ölçülü kararlar alması pek çok kez mümkün olmamaktadır. Öte yandan hukuk uzmanları, meşru müdafaa değerlendirmelerinde sadece anlık tepkinin değil, geçmişte yaşanan şiddet örüntüsünün ve tehditlerin bütününün dikkate alınması gerektiğine dikkat çekmektedir. Şiddet döngüsü içinde sıkışan mağdurların maruz kaldığı psikolojik baskının, kişinin eylemlerini değerlendirirken göz ardı edilemeyeceği de uzmanların altını çizdiği önemli bir noktadır.
Sosyal hizmet uzmanları da bu tür olayların önlenmesinde erken müdahalenin belirleyici olduğunu vurgulamaktadır. Uzaklaştırma kararlarının uygulamada etkin biçimde hayata geçirilememesi, mağdurları tehlikeye açık bırakmaktadır. Rüzgar Eser’in üzerinde uzaklaştırma kararı bulunmasına karşın eve gelmesinin önüne geçilememesi, koruyucu mekanizmaların işleyişine dair ciddi soru işaretleri doğurdu. Aile içi şiddet vakalarında uzaklaştırma kararlarının elektronik takip cihazlarıyla desteklenmesi ve anlık ihlal uyarısı sistemlerinin oluşturulması gerektiği konusundaki talepler de bu olay vesilesiyle bir kez daha yüksek sesle dile getirildi.
Kağıthane’deki bu olay, aile içi şiddet sorunuyla yüzleşmenin ve önleme mekanizmalarını güçlendirmenin ne denli acil bir ihtiyaç olduğunu gözler önüne sermektedir. Kadına yönelik şiddetle mücadelede yasal düzenlemelerin güçlendirilmesinin yanı sıra toplumsal farkındalığın artırılması, destek mekanizmalarının erişilebilir kılınması ve koruyucu tedbirlerin etkin uygulanması da en az hukuki adımlar kadar belirleyici bir önem taşımaktadır.


















































