35 ilde olumsuz hava koşulları alarmı verilmesiyle birlikte AFAD ve MGM birimleri en üst seviyede teyakkuza geçerken yerel yönetimler sağanak yağış ve fırtına tehdidine karşı tüm arama kurtarma ve altyapı ekiplerini sahay yönlendirdi mi? MGM tarafından kamuoyuna duyurulan son meteorolojik değerlendirme raporlarına göre, atmosferik dalgalanmalar, soğuk hava kütlesinin sızması ve ani sıcaklık düşüşleri sebebiyle çok sayıda kentte sarı ve turuncu kodlu uyarılara resmi olarak geçilmiştir. Kent sakinleri, ani sel, su baskını, hamleli fırtına, lokal dolu yağışı ve toprak kayması gibi olumsuz doğa olaylarına karşı teyakkuzda olmaları konusunda resmi kanallar, sosyal medya hesapları ve mobil bildirimler üzerinden kesintisiz şekilde uyarılmaktadır. Acaba bu fırtına ve yağış dalgası hangi bölgelerimizde ve ilçe merkezlerimizde daha ağır altyapı hasarlarına yol açacak, AFAD ekiplerinin saha organizasyonları nasıl şekillenecektir?
Küresel iklim değişimlerinin tetiklediği ani atmosferik krizler ve deniz suyu sıcaklıklarındaki artışlar, kent altyapılarını, dereleri ve ulaşım ağlarını son derece ciddi biçimde zorlamaktadır. Metrekareye düşecek yüksek yağış miktarının hangi saat dilimlerinde zirve yapacağı merak konusu olurken, bilhassa kıyı kesimlerinde ve yüksek rakımlı alanlarda rüzgarın hızının saatte 90 kilometreye kadar ulaşabileceği tahmin edilmektedir. Yaşanabilecek çatı uçmaları, ağaç devrilmeleri, tabela kopmaları ve ulaşımda meydana gelebilecek kilitlenmeler karşısında vatandaşlarımızın alacağı bireysel tedbirler ve erken önlemler hayat kurtarıcı bir rol üstlenecektir. CHP belediyeleri ve ilgili kamu kurumları tam bir koordinasyon içerisinde sahada motopomp, vidanjör ve arama kurtarma araçlarını konuşlandırarak hazır bekletmektedir. Bu kritik süreçte fırtınanın etkili olacağı saat dilimleri ve riskli alanlar yetkililerce yakından takip edilmektedir.
İklim uzmanlarının, afet yönetimi akademisyenlerinin ve meteoroloji mühendislerinin sunduğu saha raporları, bu tür sistemli ve ani yağışların yüzeysel akış katsayısını hızla artırarak dere yataklarında ani taşkınlara ve kent içi su birikintilerine neden olduğunu göstermektedir. Bu kapsamlı bilgilendirme ve rehber makalesinde, kriz anlarında vatandaşların izlemesi gereken acil durum adımlarını, araç sürüş güvenliği kurallarını, çatı ve bina emniyeti kriterlerini, elektrik ve gaz emniyeti önlemlerini ve yetkili kurumların yayınladığı son uyarı haritalarını bulacaksınız. Doğal afet risklerini en aza indirecek pratik önlemler, tahliye adımları ve hava durumuna dair tüm hayati detaylar makalemizin ilerleyen paragraflarında detaylı ve aşamalı bir şekilde ele alınmaktadır.
Meteorolojik Tahminler Ve Şiddetli Yağış Sisteminin Seyri
Atmosferin üst katmanlarındaki soğuk hava kütlesinin sıcak deniz yüzeyleriyle ve nemli hava dalgalarıyla temas etmesi sonucunda oluşan şiddetli kararsızlık yağışları, son derece geniş bir coğrafi alanda etkisini hissettirmektedir. MGM analizlerine ve radar görüntülerine göre 35 ilde olumsuz hava koşulları yaşanması beklenen bu kritik periyotta, metrekareye 50 ile 120 kilogram arasında değişen aşırı yağış düşme riski bulunmaktadır. Yağışların özellikle öğle saatlerinden itibaren şiddetini artırarak gece geç saatlere kadar kesintisiz devam edeceği bildirilmektedir. Bu devasa su kütlesi, şehir içi mazgalların, su tahliye kanallarının ve derelerin kapasitesini zorlayarak ana arterlerde, alt geçitlerde ve cadde üzerlerinde tehlikeli su birikintilerine yol açabilir. Meteorolojik uyarı sistemleri ve fırtına takip merkezleri yerel yönetimlerle anlık veri paylaşımında bulunmaktadır.
Meteoroloji uzmanları ve hava tahmini analistleri, cephesel geçişler sırasında görülebilecek şiddetli dolu yağışlarına karşı da araç sahiplerini, tarım üreticilerini ve sera işletmecilerini önemle uyarmaktadır. Ani gelişen ve fındık büyüklüğüne ulaşabilen dolu yağışlarının araç kaportalarında, camlarında ve ekili tarım arazilerinde telafisi güç maddi hasarlar oluşturabileceği bilinmektedir. Yağış anında rüzgarın aniden yön değiştirerek hamleli fırtına şeklinde esmesi, deniz ulaşımında, vapur seferlerinde ve feribot geçişlerinde iptallere sebep olmaktadır. Yetkililer, 35 ilde olumsuz hava koşulları süresince vatandaşların zorunlu olmadıkça özel araçlarıyla trafiğe çıkmamalarını ve toplu taşıma imkanlarını tercih etmelerini tavsiye etmektedir.
Meteoroloji mühendislerinin yaptığı detaylı uzman değerlendirmelerinde, kentleşme oranının yüksek olduğu betonlaşmış alanlarda suyun toprağa sızma oranının yüzde 10 seviyesine kadar düştüğü vurgulanmaktadır. Beton kaplı yüzeyler sebebiyle sızamayan yağmur suları hızla birleşerek yüzeysel akışa geçmekte ve dakikalar içerisinde kontrolden çıkan sel felaketlerine dönüşmektedir. Dolayısıyla kent merkezlerinde, sanayi sitelerinde ve yerleşim alanlarında yaşayan vatandaşların alçak kotlardaki bodrum katlarını, dükkanlarını ve kapalı otoparkları koruma altına almaları, değerli eşyalarını yüksek yerlere taşımaları büyük bir aciliyet taşımaktadır. Yaşanan bu süreçte 35 ilde olumsuz hava koşulları takibi aralıksız sürdürülmelidir.
AFAD Saha Müdahale Planları Ve Acil Durum Tedbirleri
Kriz merkezlerini 24 saat kesintisiz çalışma esasına göre aktif hale getirerek nöbetçi personel sayısını artıran AFAD birimleri, riskli kentlerde il afet koordinasyon toplantılarını tamamlayarak saha ekiplerini teyakkuza geçirmiştir. İlgili valilikler, emniyet müdürlükleri, jandarma komutanlıkları, itfaiye teşkilatları ve sağlık personeli olası tahliye, arama ve kurtarma senaryolarına karşı göreve hazır konumda bekletilmektedir. Afet koordinasyon merkezleri tarafından yapılan bilgilendirmelerde 35 ilde olumsuz hava koşulları süresince vatandaşların cep telefonlarına gönderilen hayati uyarı bildirimi mesajlarının ve hücresel yayınların dikkatle takip edilmesi istenmektedir. Herhangi bir mahsur kalma, su baskını veya kaza durumunda derhal 112 acil çağrı merkezinin aratılması gerekmektedir. Afet koordinasyon birimleri ilçe bazlı kurtarma ekiplerini önceden devriyeye çıkarmıştır.
AFAD saha ekipleri, dere yataklarına yakın bölgelerde oturan, taşkın riski yüksek alanlarda bulunan ve heyelan riski taşıyan dik yamaçlardaki yerleşim yerlerinde ikamet eden vatandaşlar için geçici barınma merkezlerini ve spor salonlarını hazır hale getirmiştir. Olası toprak kaymalarına ve kaya düşmelerine karşı kritik karayolları güzergahlarında ağır iş makineleri ve dozerler devriye gezmektedir. İşletmelerin, dükkanların ve konutların su baskınlarından korunması amacıyla binlerce kum torbası vatandaşlara dağıtılmakta ve yüksek kapasiteli motopomp sistemleri riskli noktalara önceden konuşlandırılmaktadır. Yerel yönetimler ve belediye ekipleri, vidanjör araçlarını rögar temizlikleri ve kanal açma çalışmaları için gece boyunca sahada aktif tutmaktadır.
Arama kurtarma uzmanlarının ve afet yönetimi yetkililerinin paylaştığı teknik görüşlerde, sel sularına maruz kalan alanlarda yürümeye veya araç sürümeye çalışmanın ölümcül sonuçlar doğurabileceği ifade edilmektedir. Yüksekliği sadece 15 santimetre olan akan sel suyunun yetişkin bir insanı devirerek sürükleyebilecek güce ulaştığı, 30 santimetre derinlikteki sel suyunun ise tonlarca ağırlıktaki araçları rahatlıkla sürükleyebileceği unutulmamalıdır. Bu sebeple sel sularının biriktiği alt geçitlere, künk çıkışlarına ve su birikintilerine kesinlikle girilmemeli, araç yürütülmeye çalışılmamalıdır. Tehlike anında 35 ilde olumsuz hava koşulları uyarılarına uygun hareket edilmelidir.
Kamu kurumlarının yanı sıra sivil toplum kuruluşları, Kızılay ve gönüllü arama kurtarma dernekleri de olası müdahale operasyonlarına destek vermek amacıyla afet kriz masalarına entegre olmuştur. Lojistik depolarında koruyucu kıyafetler, dalgıç pompaları, jeneratörler, motopomplar, battaniyeler ve acil gıda paketleri stoklanmıştır. Toplumsal dayanışmanın ve kurumlar arası koordinasyonun en üst düzeyde sağlandığı bu kritik süreçte, yetkili makamlarca duyurulan talimatlara harfiyen uyulması can ve mal kaybı yaşanmasını engelleyecek en temel faktördür. Alınan önlemler sayesinde 35 ilde olumsuz hava koşulları olumsuzlukları en aza indirilmeye çalışılmaktadır. Afet yönetimi ekipleri halkı bilgilendirmeyi sürdürmektedir.
Fırtına Ve Şiddetli Rüzgarda Güvenli Kalma Yöntemleri
Meteorolojik uyarılarda ve hava tahmin raporlarında sadece şiddetli sağanak yağış değil, hızı saatte 90 kilometreye varan hamleli fırtına beklentisi de geniş yer tutmaktadır. Rüzgarın şiddetini artırması sebebiyle binaların çatılarından kiremit, tuğla veya izolasyon malzemelerinin uçma riski tavan yapmaktadır. Balkonlarda, teraslarda ve pencerelerin önünde bulunan saksı, çamaşır askılığı, sandalye gibi serbest cisimlerin fırtına öncesinde güvenli kapalı alanlara alınması gerekmektedir. Dışarıda bulunan yayaların ağaç altlarından, reklam panolarından, tır kasalarından ve aydınlatma direklerinden uzak durmaları hayati önem taşımaktadır. Zira 35 ilde olumsuz hava koşulları yaşanırken çatı devrilmeleri ve parça düşmeleri en sık görülen yaralanma nedenleri arasındadır. Yayaların adımlarına dikkat etmesi gerekmektedir. Evlerin balkonlarındaki tutturulmamış eşyaların fırtına esnasında ciddi kaza riskleri doğurduğu unutulmamalıdır.
Bina güvenliği ve iç mekan emniyeti açısından çatı katlarında oturan vatandaşların pencerelerini ve panjurlarını sıkıca kapatmaları, rüzgarın içeri girerek fırtına basıncı oluşturmasını engellemektedir. Baca gazı zehirlenmelerine karşı da son derece dikkatli olunmalıdır. Lodos veya poyraz fırtınalarının etkili olduğu havalarda soba yakan konutlarda Karbonmonoksit sızma ihtimali ölümcül riskler yaratmaktadır. Vatandaşların yatmadan önce sobalarını tamamen söndürmeleri ve havalandırma menfezlerini asla kapatmamaları gerekmektedir. Elektrik şebekesinde yaşanabilecek olası kesintilere karşı şarjlı aydınlatma gereçlerinin, mumların ve yedek güç ünitelerinin hazır tutulması önerilmektedir. Ev içi emniyet kuralları ihmal edilmemelidir.
İnşaat mühendisleri, şantiye şefleri ve yapı denetim uzmanları, fırtınalı havalarda şantiye alanlarının, dış cephe iskelelerinin ve kule vinç kurulumlarının ekstra güvenlik çemberine alınması gerektiğini vurgulamaktadır. Yüksek yapılardaki iskelelerin ve vinçlerin rüzgar yüküne karşı mukavemetlerinin kontrol edilmesi, çevreye düşebilecek yapı malzemelerinin cıvatalarla sabitlenmesi zorunludur. Kent içi ulaşımda otobüs, tramvay ve metro seferlerinde yaşanabilecek olası aksamalara karşı vatandaşların seyahat planlarını esnek tutmaları tavsiye edilmektedir. Tedbirli davranmak 35 ilde olumsuz hava koşulları etkilerini sınırlandıracaktır. Şantiye güvenliği en üst seviyeye çıkarılmalıdır.
Araç Sürücüleri İçin Islak Zeminde Sürüş Emniyeti
Şiddetli sağanak yağışların başladığı ilk dakikalardan itibaren kararyollarında, otoyollarda ve şehir içi caddelerde su birikintileri oluşmakta ve kayma riski maksimum seviyeye çıkmaktadır. Sürücülerin ilk olarak seyir hızlarını yarı yarıya düşürmeleri ve önlerindeki araçla aralarındaki takip mesafesini en az 2 katına çıkarmaları şarttır. Lastik diş derinliği yetersiz olan veya hava basıncı dengesiz olan araçların su üstünde kayma olarak bilinen hidroplaning olayına maruz kalma ihtimali oldukça yüksektir. Böyle bir su kayması durumunda direksiyon hakimiyetini kaybetmemek için fren pedalına sertçe basmak yerine gaz pedalı kademeli olarak bırakılmalı ve direksiyon düz tutulmalıdır. Seyir halindeyken 35 ilde olumsuz hava koşulları etkisini gösterdiğinde sis lambalarının ve dörtlü ikazların yakılması görüş mesafesini artırmaktadır. Sürücülerin yüksek hızdan kaçınmaları hayati önem taşır. Görüş mesafesinin düştüğü anlarda takip mesafesinin korunması zincirleme kazaların önüne geçilmesini sağlamaktadır.
Su birikintisi bulunan alt geçitlere, çukurlara veya dere yataklarına girmeden önce suyun gerçek derinliğini dışarıdan kestirmek son derece güçtür. Egzoz borusu veya hava filtre kutusu seviyesini aşan derin sulara girmek aracın motorunun su çekerek durmasına ve sürücünün araç içinde mahsur kalmasına yol açmaktadır. Aracın su içerisinde stop etmesi halinde kesinlikle marşa tekrar basılmamalı ve derhal araç terk edilerek yüksek bir alana veya kaldırıma çıkılmalıdır. Otomobil kulüpleri, sürücü kursları ve emniyet birimleri, kötü hava şartlarında araçlarda acil durum kiti bulundurulmasını zorunlu görmektedir. Bu kitte çekme halatı, takoz, ilk yardım çantası, reflektör ve el feneri yer almalıdır. Araç içi emniyet malzemeleri hayat kurtarmaktadır.
Trafik güvenlik uzmanları ve karayolları ekipleri, ağır vasıta, kamyon ve otobüs sürücülerinin fırtınalı havalarda viyadük, açık köprü ve dağ geçitlerinde ekstra dikkatli olmaları gerektiğini hatırlatmaktadır. Yanal rüzgar etkisiyle aracın şerit değiştirmesi, dorse sallanması veya devrilmesi gibi ağır kaza riskleri oluşabilmektedir. Yağmur sularının ve cam çamurlarının görüşü kısıtladığı anlarda sileceklerin yüksek hızda çalıştırılması ve farların gündüz dahi açık tutulması sürüş emniyetini pekiştiren temel önlemler arasındadır. Karayollarında 35 ilde olumsuz hava koşulları nedeniyle oluşan kaza risklerine karşı dikkatli olunmalıdır. Sürücüler dinlenme tesislerinde mola vermelidir.
Heyelan Ve Toprak Kayması Riskine Karşı Alınacak Tedbirler
Aşırı ve uzun süreli yağışların toprağın doygunluk seviyesini aşmasına yol açması özellikle Karadeniz, Doğu Anadolu ve Ege bölgesindeki dik yamaçlarda heyelan riskini zirveye taşımaktadır. Eğimli arazilerde ve yamaç altlarında yaşayan vatandaşların çevredeki çatlakları, istinat duvarlarındaki esnemeleri veya kayan toprak birikintilerini fark ettikleri anda durumu vakit kaybetmeden AFAD yetkililerine bildirmeleri gerekmektedir. Gece saatlerinde meydana gelebilecek toprak kaymaları karanlıkta fark edilemeyebileceği için riskli binalarda ikamet edenlerin geçici olarak güvenli akrabalarının yanına veya tahliye merkezlerine geçmeleri hayat kurtarıcıdır. Dik yamaç diplerine araç park edilmemeli ve fırtınalı süreçte 35 ilde olumsuz hava koşulları devam ederken bu alanlarda doğa yürüyüşü yapılmamalıdır. Eğimli arazilerde emniyet önlemleri artırılmalıdır. Risk tespit edilen binalarda derhal tahliye işlemlerinin başlatılması yerel yönetimlerin birinci önceliğidir.
Heyelan felaketi öncesinde doğada meydana gelen bazı somut belirtiler vatandaşlarca dikkatle gözlemlenmelidir. Ağaçların, elektrik direklerinin veya bahçe çitlerinin yana doğru eğilmeye başlaması, yer altından gürültülü gürleme seslerinin gelmesi veya su kaynaklarının aniden bulanık akmaya başlaması yaklaşan bir toprak kaymasının en net habercisidir. Böyle bir durumla karşılaşıldığında panik yapmadan bina süratle terk edilmeli ve dik eğimin aşağısına doğru değil, yanal yönlere doğru hızlıca kaçış gerçekleştirilmelidir. Karayollarında seyahat eden sürücülerin de dağ eteklerinden geçen yollarda düşebilecek kaya parçalarına ve çamur akıntılarına karşı her an tetikte olmaları gerekmektedir. Toprak kayması belirtileri ciddiye alınmalıdır.
Jeoloji mühendislerinin ve zemin mekaniği uzmanlarının hazırladığı bilimsel raporlarda, eğimli arazilerde yapılan bilinçsiz kazıların, ağaç kesimlerinin ve istinat duvarı eksikliklerinin heyelan felaketlerini tetiklediği belirtilmektedir. Drenaj kanallarının açık tutulması ve yüzey suyunun yamaç boyunca kontrolsüz akmasının engellenmesi toprak kayması riskini önemli ölçüde azaltmaktadır. Belediyelerin heyelan riski taşıyan alanlarda yapılaşmaya izin vermemesi, istinat duvarlarını güçlendirmesi ve bitki örtüsünü koruması uzun vadeli koruma sağlamaktadır. Bu önlemler 35 ilde olumsuz hava koşulları felaketlerinin etkisini azaltacaktır. Yapısal önlemler gelecekteki afetleri önler.
Gelecek Günlerde Hava Durumu Ve Sıcaklık Eğilimleri
MGM verilerine ve iklim haritalarına göre fırtına ve şiddetli yağışlı havanın önümüzdeki 48 saat boyunca etkisini sürdürdükten sonra kademeli olarak doğuya doğru kayması beklenmektedir. Yağışlı sistemin bölgeyi terk etmesinin ardından hava sıcaklıklarında 6 ile 10 derece arasında hissedilir bir düşüş yaşanacağı tahmin edilmektedir. Sıcaklık düşüşüyle birlikte yüksek rakımlı dağ geçitlerinde ve yaylalarda yağışın karla karışık yağmur veya kar şekline dönme ihtimali bulunmaktadır. Tarımsal faaliyetlerin sürdüğü iç kesimlerde ve ovalarda gece saatlerinde oluşabilecek zirai don riskine karşı çiftçilerimizin gerekli önlemleri almaları büyük önem taşımaktadır. Genel yaşam akışının olumsuz etkilenmemesi için 35 ilde olumsuz hava koşulları canlı haber akışları ve uyarı bültenleri düzenli takip edilmelidir. Sıcaklık dalgalanmalarına karşı hazırlıklı olunmalıdır. Gelecek haftanın iklim raporları ve yağış haritaları meteoroloji uzmanlarınca 24 saat esasına göre güncellenmektedir.
Sonuç olarak, doğa olaylarının büyük yıkımlara ve afetlere dönüşmesini engellemek kamu kurumlarının alacağı altyapı tedbirleri kadar vatandaşlarımızın göstereceği bireysel duyarlılık, bilinç ve erken önlemlerle mümkündür. Meteoroloji ve AFAD tarafından kamuoyuna duyurulan sarı ile turuncu kodlu uyarılara harfiyen riayet etmek, acil durum durumlarında soğukkanlılığı korumak ve yetkili makamların yönlendirmelerini harfiyen takip etmek can ve mal kayıplarını minimuma indirecektir. Doğal afetlere karşı dirençli bir kent yapısı ve toplum bilinci oluşturmak adına bu tür uyarılara karşı her zaman hazırlıklı olunmalı, riskli alanlardan uzak durulmalı ve gerekli güvenlik önlemleri zamanında alınmalıdır. Gelecek haberlerde de 35 ilde olumsuz hava koşulları gelişmeleri aktarılmaya devam edecektir. Erken uyarı sistemleri hayat kurtarmaya devam edecektir.
