Genel HaberlerSon Dakika Gelişmeleri

Araştırma deprem kaygısını yüksek hazırlığı yetersiz buldu

İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği’nin yeni araştırması deprem kaygısının toplumda yaygın olduğunu ortaya koydu. Hazırlık düzeyinin ise aynı oranda yükselmediği görüldü. Toplanma alanları ve deprem çantası gibi temel adımlarda eksiklikler dikkat çekti. Yapı güvenliği algısı ile gerçek risk tespiti arasında da ciddi bir fark belirdi.

Deprem kaygısı araştırmaya katılanların yüzde 58,3’ünde mevcut. İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği’nin “Deprem Riski Altında Yaşam Bilinci” çalışması bu oranı net biçimde ortaya koydu. Katılımcıların yüzde 45,5’i ise olası bir depreme karşı kendisini yeterince hazırlıklı hissetmiyor. Yüzde 54’ü yaşadığı bölgeyi deprem açısından çok riskli olarak değerlendiriyor. Makalede kaygı düzeyi ile hazırlık algısı arasındaki uçurum, günlük yaşam pratiklerindeki eksiklikler, yapı güvenliği algısı ile teknik gerçeklik farkı ve kentsel dönüşüm bilgilendirme ihtiyacı ele alınacak. Bu başlıklar altında araştırma bulgularının farklı boyutları incelenecek.

İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Murat Savcı sonuçları değerlendirirken farkındalığın yanı sıra bireysel hazırlık alışkanlıklarının da güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. 2025 yılı boyunca ülke genelinde farklı büyüklüklerde 53 bin 262 deprem meydana geldi. Bu rakam afetlere karşı hazırlığın süreklilik gerektiren bir sorumluluk olduğunu bir kez daha gösterdi. Savcı araştırmanın toplumun deprem algısını kaygı düzeyini ve hazırlık davranışlarını ortaya koyduğunu vurguladı.

Kaygı düzeyi ile hazırlık algısı arasındaki uçurum bundan sonraki bölümde daha geniş yer buluyor. Yüksek kaygıya rağmen yetersiz hazırlık hissi o başlık altında netleşiyor. Günlük pratiklerdeki eksiklikler ise takip eden bölümde incelenecek.

Kaygı düzeyi ile hazırlık algısı arasındaki uçurum

Araştırmaya katılanların yüzde 58,3’ü deprem konusunda kaygı taşıyor. Bu oran toplumun önemli bir bölümünün riskin farkında olduğunu gösteriyor. Buna karşılık yüzde 45,5’i kendisini olası bir depreme karşı yeterince hazırlıklı hissetmiyor. Kaygı yüksek olmasına rağmen hazırlık hissi geride kalıyor. Yüzde 54’ü yaşadığı bölgeyi deprem açısından çok riskli olarak değerlendiriyor. Bu değerlendirme kaygının bölgesel risk algısıyla da beslendiğini ortaya koyuyor.

Murat Savcı elde edilen sonuçların depremle mücadelede farkındalığın yanı sıra bireysel hazırlık alışkanlıklarının güçlendirilmesi gerektiğine işaret ettiğini belirtti. Yüksek kaygı düzeyinin eyleme dönüşmemesi temel sorun olarak öne çıkıyor. İnsanlar riski görüyor ancak günlük hayatta somut adımlar atmıyor. Bu uçurum hazırlık sürecinin zayıf kaldığını gösteriyor. Araştırma bu çelişkiyi net rakamlarla ortaya koydu.

Kaygı oranının yüzde 58,3 seviyesinde bulunması toplumun konuya duyarsız olmadığını kanıtlıyor. Ancak hazırlıklı hissetmeyenlerin yüzde 45,5’lik oranı aynı farkındalığın davranışa yansımadığını ortaya koyuyor. Deprem kaygısı yüksekken hazırlık eksikliği devam ediyor. Bu tablo bilinçlendirme çalışmalarının davranış değişikliğine odaklanması gerektiğini gösteriyor. Bölgesel risk algısının yüzde 54 olması kaygıyı daha da besliyor. İnsanlar yaşadıkları yeri riskli görüyor fakat bireysel önlemleri yeterince alıyor.

Uçurumun kapatılması için farkındalık ile eylem arasındaki bağın güçlendirilmesi gerekiyor. Yüksek kaygı potansiyel bir avantaj oluşturuyor. Bu potansiyelin somut hazırlık adımlarına dönüşmesi halinde risk azaltma çalışmaları daha etkili hale gelecek. Araştırma sonuçları bu dönüşümün henüz gerçekleşmediğini gösteriyor. Süreç boyunca bireysel sorumluluğun öne çıkarılması önem taşıyor.

Günlük yaşam pratiklerindeki eksiklikler bir sonraki bölümde ayrıntılı biçimde ele alınıyor. Toplanma alanları ve deprem çantası verileri o başlık altında incelenecek.

Günlük yaşam pratiklerindeki eksiklikler

Katılımcıların yüzde 55,2’si acil durumlarda toplanma alanlarının yerini bilmiyor. Bu oran temel bir bilginin bile yaygın olmadığını gösteriyor. Yüzde 73,1’i ise evinde deprem çantası bulunmadığını bildiriyor. Deprem çantası gibi basit ve hayati bir önlemin bu denli düşük oranda uygulanması dikkat çekiyor. Murat Savcı bu verilerin deprem bilincinin günlük yaşamda somut hazırlık davranışlarına dönüşmesi gerektiğini gösterdiğini belirtti.

Toplanma alanı bilgisinin eksikliği acil durum yönetimini zayıflatıyor. İnsanlar riski biliyor ancak toplanma noktalarını öğrenmiyor. Deprem çantası oranının yüzde 73,1 seviyesinde eksik kalması hazırlığın pratik boyutta yetersiz kaldığını ortaya koyuyor. Bu iki veri günlük alışkanlıkların henüz yerleşmediğini gösteriyor. Araştırma sonuçları bilinç ile eylem arasındaki boşluğu net biçimde işaret ediyor.

Günlük pratiklerdeki bu eksiklikler kaygı düzeyinin yüksek olmasına rağmen oluşuyor. İnsanlar endişe duyuyor fakat temel hazırlıkları tamamlamıyor. Deprem kaygısı yüksekken toplanma alanı ve çanta gibi adımlar geride kalıyor. Bu durum bilinçlendirme çalışmalarının pratik yönünün güçlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. Basit önlemlerin bile yaygınlaşmaması hazırlık kültürünün zayıf kaldığını ortaya koyuyor. Süreç boyunca bu pratiklerin teşvik edilmesi önem taşıyor.

Eksikliklerin giderilmesi bireysel sorumlulukla mümkün hale geliyor. Toplanma alanı bilgisi belediyelerin ve ilgili kurumların bilgilendirme çalışmalarıyla artabilir. Deprem çantası ise her hanenin kendi imkânlarıyla tamamlayabileceği bir adım. Araştırma bu iki alanda ciddi açık bulunduğunu gösteriyor. Açığın kapatılması halinde hazırlık düzeyi hızla yükselebilir. Günlük pratikler güçlendikçe kaygı ile eylem arasındaki uçurum daralacak.

Yapı güvenliği algısı ile teknik gerçeklik farkı bundan sonraki bölümde ele alınıyor. Bina güvenliği ve risk tespiti verileri o başlık altında netleşecek.

Yapı güvenliği algısı ile teknik gerçeklik farkı

Katılımcıların yüzde 59,4’ü oturduğu binayı deprem açısından güvenli buluyor. Buna karşılık yüzde 74,5’i bugüne kadar binası için herhangi bir risk tespiti yaptırmadığını belirtiyor. Algı ile teknik değerlendirme arasında önemli bir fark ortaya çıkıyor. İnsanlar binalarını güvenli görüyor ancak bilimsel bir kontrol yaptırmıyor. Murat Savcı bu tablonun güvenli yapılaşmanın bilimsel veriler mühendislik değerlendirmeleri ve düzenli kontrollerle ele alınması gerektiğini gösterdiğini belirtti.

Güvenli bulma oranı yüzde 59,4 seviyesinde bulunuyor. Risk tespiti yaptırmayanların oranı ise yüzde 74,5’e ulaşıyor. Bu iki rakam algının teknik gerçeklikten koptuğunu ortaya koyuyor. İnsanlar görsel veya alışkanlığa dayalı bir güvenlik hissi taşıyor. Oysa mühendislik kontrolü olmadan bu hissin dayanağı zayıf kalıyor. Araştırma sonuçları bu kopukluğu net biçimde gösteriyor.

Yapı güvenliği konusunda algı ile gerçeklik arasındaki fark risk yönetimini zorlaştırıyor. İnsanlar binalarını güvenli gördüğü için önlem alma ihtiyacı hissetmiyor. Deprem kaygısı yüksek olmasına rağmen bina özelinde teknik kontrol ihmal ediliyor. Bu ihmal olası bir depremde daha büyük kayıplara zemin hazırlayabilir. İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği yapı güvenliğini artıracak her çalışmanın destekçisi olmaya devam edeceğini açıkladı. Sektörün bilgi birikimi kamu yararına sunulacak.

Farkın kapatılması için risk tespiti çalışmalarının yaygınlaştırılması gerekiyor. Bilimsel değerlendirmeler algıyı gerçekçi bir zemine oturtacak. Düzenli kontroller bina stoğunun durumunu netleştirecek. Araştırma bu sürecin henüz yeterli seviyede işlemediğini gösteriyor. Teknik gerçeklik öne çıktıkça güvenlik algısı da daha sağlıklı hale gelecek. Bu dönüşüm yapı stoğunun genel güvenliğini yükseltecek.

Kentsel dönüşüm bilgilendirme ihtiyacı son bölümde incelenecek. Destekler ve doğru bilgiye erişim verileri o başlık altında ele alınacak.

Kentsel dönüşüm bilgilendirme ihtiyacı

Katılımcıların yüzde 57,7’si kentsel dönüşüm destekleri hakkında bilgi sahibi olmadığını belirtiyor. Yüzde 71,2’si ise doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmakta zorlandığını ifade ediyor. Bu veriler dönüşüm süreçlerinin doğru bilgilendirme rehberlik ve toplumsal bilinçlendirme çalışmalarıyla birlikte yürütülmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Murat Savcı araştırmanın kentsel dönüşüm ve güçlendirme süreçlerinde toplumun bilgi ihtiyacının devam ettiğini gösterdiğini belirtti.

Bilgi sahibi olmama oranı yüzde 57,7 seviyesinde bulunuyor. Doğru bilgiye ulaşma zorluğu ise yüzde 71,2’ye çıkıyor. Bu iki rakam bilgilendirme kanallarının yetersiz kaldığını gösteriyor. İnsanlar desteklerden haberdar değil ve güvenilir kaynağa ulaşamıyor. Bu durum dönüşüm süreçlerine katılımı zayıflatıyor. Araştırma sonuçları bilgilendirme eksikliğinin devam ettiğini net biçimde ortaya koyuyor.

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre İstanbul’da 2012’den bu yana kentsel dönüşüm kapsamına alınan bağımsız bölüm sayısı 1 milyon 274 bine ulaştı. Bunların 276 bininde dönüşüm çalışmaları sürüyor. Bu rakamlar dönüşümün devam ettiğini gösteriyor. Ancak toplumun bilgi düzeyi aynı hızda ilerlemıyor. Deprem kaygısı yüksekken dönüşüm destekleri hakkında bilgi eksikliği sürüyor. Bu çelişki sürecin toplumsal tabanını zayıflatıyor.

Bilgilendirme ihtiyacının giderilmesi dönüşümün hızını artıracak. Doğru ve güvenilir bilgi kanalları oluşturulduğunda katılım yükselecek. Rehberlik çalışmaları belirsizlikleri azaltacak. Araştırma bu alandaki açığı net rakamlarla gösteriyor. Açığın kapatılması halinde hem dönüşüm hem de bireysel hazırlık güçlenecek. Toplumsal bilinçlendirme çalışmaları bu sürecin temel taşı haline gelecek.

Sonuç olarak deprem kaygısı araştırmaya katılanların yüzde 58,3’ünde mevcut. Buna karşılık yüzde 45,5’i kendisini yeterince hazırlıklı hissetmiyor. Toplanma alanı bilmeyenlerin oranı yüzde 55,2 deprem çantası bulunmayanların oranı yüzde 73,1 seviyesinde. Binasını güvenli bulanlar yüzde 59,4 iken risk tespiti yaptırmayanlar yüzde 74,5’e ulaşıyor. Kentsel dönüşüm destekleri hakkında bilgi sahibi olmayanlar yüzde 57,7 doğru bilgiye ulaşmakta zorlananlar yüzde 71,2 oranında. Bu tablo farkındalığın eyleme dönüşmesi gerektiğini net biçimde ortaya koyuyor. İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği yapı güvenliğini artıracak çalışmalara destek vermeye devam edecek.

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Sitemizin devamlılığı için lütfen reklam engelleyicinizi kapatın