Ekonomi-PiyasalarSon Dakika Gelişmeleri

Faiz yükü merkezi bütçe açığını temmuzda rekor seviyeye taşıdı

Harcamaların gelirleri hızla geride bıraktığı temmuz ayında merkezi bütçe açığı dikkat çekici bir sıçrama kaydetti. Faiz ödemeleri ve cari transferlerdeki yükseliş bütçe dengesini bozdu. Yılın kalanında hedeflerin tutturulması için sıkı önlemler öne çıkıyor. Bu tablo mali disiplinin geleceğini nasıl etkileyecek herkes yakından izliyor.

Merkezi bütçe açığı temmuz ayında 378,1 milyar liraya ulaşarak aylık bazda rekor kırdı. Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre bütçe giderleri yüzde 59,8 artarak 1 trilyon 790,5 milyar liraya yükselirken gelirler yalnızca yüzde 28,8 artışla 1 trilyon 412,4 milyar lira oldu. Geçen yıl aynı ayda 23,8 milyar lira olan açık bu yıl 14,8 kat büyüdü. Makalede temmuz ayındaki harcama ve gelir dengesizliği, faiz ödemelerindeki hızlı yükselişin nedenleri, cari transferler ile diğer gider kalemlerindeki artış ve yedi aylık kümülatif tablo ile uyarı sinyalleri incelenecek. Bu başlıklar altında mali tablonun farklı boyutları ele alınacak.

Harcamalar gelir performansını ciddi biçimde geride bıraktı. Faiz ödemeleri yüzde 142,8 artışla 326,8 milyar liraya çıktı. Faiz dışı harcamalar ise yüzde 48,4 büyüyerek 1 trilyon 463,7 milyar lira oldu. Geçen yıl temmuzda 110,7 milyar lira faiz dışı fazla veren bütçe bu yıl 51,3 milyar liralık faiz dışı açık yarattı. Bu durum bozulmanın yalnızca faizden kaynaklanmadığını gösteriyor. Cari transferler yüzde 57,2 artarak 611,5 milyar liraya yükseldi.

Temmuz ayındaki harcama ve gelir dengesizliği bundan sonraki bölümde daha ayrıntılı yer buluyor. Faiz dışı kalemlerdeki yükseliş o başlık altında netleşiyor. Faiz ödemelerinin arkasındaki dinamikler ise takip eden bölümde incelenecek.

Temmuz ayındaki harcama ve gelir dengesizliği

Bütçe giderleri temmuzda yüzde 59,8 büyüyerek 1 trilyon 790,5 milyar liraya ulaştı. Bütçe gelirleri ise aynı dönemde yalnızca yüzde 28,8 artarak 1 trilyon 412,4 milyar lira seviyesinde kaldı. Bu dengesizlik aylık açığı 378,1 milyar liraya taşıdı. Geçen yıl temmuzda 23,8 milyar lira olan açık bu yıl yüzde 1.484,6 oranında büyüdü. Harcamaların gelirleri bu denli aşması mali disiplinde olumsuz bir kırılma yarattı. Yılın kalanında hedeflerin tutturulması için harcama disiplininin sıkılaştırılması ve gelir artırıcı ek önlemlerin devreye girmesi önem kazandı.

Faiz dışı harcamalar yüzde 48,4 artarak 1 trilyon 463,7 milyar lira oldu. Bu kalem toplam giderlerin büyük bölümünü oluşturdu. Personel giderleri yüzde 43,3 artışla 461,6 milyar liraya yükseldi. Sosyal güvenlik ödemeleri yüzde 48,2 büyüyerek 55,7 milyar lira seviyesine çıktı. Kamunun mal ve hizmet alımları yüzde 42,2 artarak 113,9 milyar lira oldu. Sermaye giderleri yüzde 29 yükselişle 150,9 milyar liraya ulaştı.

Sermaye transferleri yüzde 134 artarak 35 milyar lira seviyesine çıktı. Borç verme kalemi ise yüzde 38,4 büyüyerek 35,2 milyar lira oldu. Bu dağılım faiz dışı tarafta da ciddi bir baskı yarattığını ortaya koyuyor. Merkezi bütçe açığı yalnızca faiz kaynaklı değil faiz dışı harcamaların da gelir performansını aşmasından beslendi. Cari transferlerdeki hızlı büyüme bu baskıyı daha da güçlendirdi. Hazine yardımları görevlendirme giderleri hane halkına yardımlar tarım ve hayvancılık destekleri gibi kalemler enflasyonun çok üzerinde arttı.

Gelir tarafında vergi tahsilatındaki artışın yüzde 30 civarında kalması dengeyi bozdu. Harcamalar bu hızla büyürken gelirlerin geride kalması aylık tabloyu olumsuz etkiledi. Yetkililer bu kırılmayı yakından takip ediyor. Yılın ikinci yarısında harcama kontrolü ve ek gelir önlemleri olmadan hedeflerin tutturulması zorlaşacak. Bu tablo mali disiplinin sürdürülebilirliği açısından kritik bir uyarı niteliği taşıyor.

Faiz ödemelerindeki hızlı yükselişin nedenleri bir sonraki bölümde ayrıntılı biçimde ele alınıyor. Borçlanma maliyetlerinin bütçeye yansıması o başlık altında incelenecek.

Faiz ödemelerindeki hızlı yükselişin nedenleri

Faiz ödemeleri temmuzda yüzde 142,8 artışla 326,8 milyar liraya yükseldi. Bu sıçrama yükselen borçlanma maliyetlerinin bütçeye yükünü tüm ağırlığıyla hissettirdi. Sıkı para politikası devlet tahvili ve hazine bonosu faizlerini yüksek seviyelerde tutuyor. Hazinenin eski düşük faizli borçlarının vadesi dolup yerine yeni borçlanmalar yapıldıkça bütçeden ödenen faiz yükü katlanarak artıyor. Temmuz ayındaki olağan dışı sıçrama Hazinenin iç ve dış borç ödeme takvimindeki yoğun kupon ödemelerinin bu aya denk gelmesinden kaynaklandı.

Bazı aylarda faiz ödemelerinin pik yapması bütçe dengesini o ay özelinde sarsabiliyor. Döviz cinsinden ihraç edilen dış borçların anapara ve faiz ödemeleri döviz kurundaki hareketlenmelerle birlikte TL bazında bütçeye çok daha yüksek yansıyor. Bu dinamikler faiz harcamalarının yapısal bir baskı unsuru haline geldiğini gösteriyor. Merkezi bütçe açığı temmuzda bu yükün etkisiyle rekor seviyeye çıktı. Faiz dışı tarafta da bozulma yaşanması tabloyu daha karmaşık hale getirdi.

İlk yedi ayda faiz ödemeleri 1 trilyon 791 milyar liraya ulaştı. Bu tutar geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 43,7 büyüdü. Faiz dışı harcamalar ise yüzde 35,3 artarak 8 trilyon 729,7 milyar lira oldu. Kümülatif faiz dışı fazla temmuz sonunda 470,1 milyar liraya geriledi. İlk altı ayda 521,4 milyar lira olan fazla temmuzdaki açıkla düştü. Yine de geçen yılın ilk yedi ayındaki 241,7 milyar liralık fazlanın yaklaşık iki katı düzeyinde kaldı.

Faiz yükündeki bu artış borç stokunun yapısından ve para politikasından besleniyor. Eski borçların yüksek faizle yenilenmesi bütçeye sürekli ek maliyet yüklüyor. Temmuzdaki yoğun ödeme takvimi bu maliyeti bir anda görünür kıldı. Yetkililer bu yapısal baskıyı yönetmek için faiz dışı dengede daha sıkı bir duruş sergilemek zorunda. Aksi takdirde faiz harcamaları bütçe üzerinde kalıcı bir yük haline gelecek.

Cari transferler ile diğer gider kalemlerindeki artış bundan sonraki bölümde ele alınıyor. Yedi aylık toplam rakamlar o başlık altında netleşecek.

Cari transferler ile diğer gider kalemlerindeki artış

Cari transferler temmuzda 611,5 milyar liraya ulaştı. Geçen yıl aynı ayda 389 milyar lira olan bu kalem yüzde 57,2 büyüdü. Hazine yardımları görevlendirme giderleri hane halkına yardımlar tarım ve hayvancılık destekleri gibi çok sayıda alanı kapsayan bu harcamalar enflasyonun çok üzerinde arttı. Personel giderleri yüzde 43,3 yükselişle 461,6 milyar liraya çıktı. Sosyal güvenlik ödemeleri yüzde 48,2 artarak 55,7 milyar lira oldu.

Mal ve hizmet alımları yüzde 42,2 büyüyerek 113,9 milyar liraya yükseldi. Sermaye giderleri yüzde 29 artarak 150,9 milyar lira seviyesine çıktı. Sermaye transferleri yüzde 134 yükselişle 35 milyar lira oldu. Borç verme kalemi yüzde 38,4 artarak 35,2 milyar lira düzeyinde gerçekleşti. Bu dağılım faiz dışı harcamaların da gelir performansını aştığını ortaya koyuyor. Merkezi bütçe açığı yalnızca faiz kaynaklı değil cari transferlerdeki hızlı büyümeden de beslendi.

Yedi aylık dönemde cari transferler 3 trilyon 726,7 milyar liraya ulaştı. Artış oranı yüzde 28,4 oldu. Personel ödemeleri yüzde 42,8 artarak 2 trilyon 955,1 milyar lira seviyesine çıktı. Üzerine 372,5 milyar lira sosyal güvenlik primi ödendi. Mal ve hizmet alımları yüzde 44,4 büyüyerek 712,1 milyar lira oldu. Sermaye giderleri yüzde 12 artarak 615 milyar lira seviyesinde kaldı. Sermaye transferleri yüzde 132 yükselişle 151,4 milyar lira oldu. Borç verme kalemi yüzde 57,6 artarak 196,8 milyar liraya ulaştı.

Vergi gelirleri ilk yedi ayda yüzde 37,3 artarak 7 trilyon 854,6 milyar liraya yükseldi. Faiz pay ve ceza gelirleri yüzde 46,8 büyüyerek 783,9 milyar lira oldu. Teşebbüs ve mülkiyet gelirleri yüzde 61,6 artarak 223,2 milyar liraya çıktı. Sermaye gelirleri yüzde 54 yükselişle 44,2 milyar lira seviyesine ulaştı. Bağış ve yardımlar ile özel gelirler ise yüzde 36,9 azalarak 48,8 milyar liraya geriledi. Özel bütçeli idarelerden 185,6 milyar lira düzenleyici ve denetleyici kurumlardan 58,5 milyar lira merkezi yönetim bütçesine aktarıldı.

Yedi aylık kümülatif tablo ile uyarı sinyalleri son bölümde incelenecek. Temmuzdaki bozulmanın kümülatif rakamlara yansıması o başlık altında ele alınacak.

Yedi aylık kümülatif tablo ile uyarı sinyalleri

İlk yedi aylık dönemde merkezi yönetim bütçe harcamaları yüzde 36,6 büyüyerek 10 trilyon 520,6 milyar liraya ulaştı. Bütçe gelirleri ise yüzde 37,4 artışla 9 trilyon 199,7 milyar lira oldu. Kümülatif bütçe açığı 1 trilyon 320,9 milyar liraya yükseldi. Bu tutar geçen yılın aynı döneminin yüzde 31,5 üzerinde gerçekleşti. İlk beş ayda 1 trilyon lirayı aşan açık hazirandaki fazla sayesinde altı aylık bazda 942,8 milyar liraya geriledi. Temmuzdaki rekor açık ise kümülatif rakamı yeniden yükseltti.

Faiz dışı harcamalar yedi ayda yüzde 35,3 artarak 8 trilyon 729,7 milyar lira oldu. Faiz ödemeleri yüzde 43,7 büyüyerek 1 trilyon 791 milyar liraya ulaştı. Kümülatif faiz dışı fazla temmuz sonunda 470,1 milyar liraya geriledi. İlk altı ayda 521,4 milyar lira olan fazla temmuzdaki bozulmayla düştü. Yine de geçen yılın ilk yedi ayındaki 241,7 milyar liralık fazlanın yaklaşık iki katı düzeyinde kaldı. Bu düzeydeki faiz dışı fazla yönetilebilir bir tablo sunsa da temmuz ayı özelindeki ciddi bozulma önemli bir uyarı niteliği taşıyor.

Yedi aylık veriler faiz hariç tutulduğunda mali disiplinin kısmen korunduğunu gösteriyor. Ancak temmuz ayında bu trend kırıldı. Harcama disiplininin sıkılaştırılması ve gelir artırıcı ek önlemlerin devreye girmesi yılın kalanı için kritik önem taşıyor. Merkezi bütçe açığı temmuzdaki sıçramayla mali disiplinde olumsuz bir sinyal verdi. Yetkililer bu kırılmayı dikkate alarak ikinci yarıda daha sıkı bir duruş sergilemek zorunda. Aksi takdirde yıllık hedeflerin tutturulması zorlaşacak.

Faiz yükünün yapısal karakteri bütçe üzerinde kalıcı baskı yaratıyor. Eski borçların yüksek faizle yenilenmesi ve döviz cinsinden borçların kur etkisi bu baskıyı güçlendiriyor. Cari transferlerdeki hızlı artış da faiz dışı tarafı zorluyor. Bu iki unsurun bir araya gelmesi temmuzda rekor açığa yol açtı. Yılın kalanında harcama kontrolü olmadan benzer sıçramalar tekrarlanabilir. Mali disiplin açısından temmuz ayı önemli bir uyarı niteliği taşıyor.

Sonuç olarak merkezi bütçe açığı temmuzda 378,1 milyar liraya ulaşarak aylık bazda rekor kırdı. Faiz ödemeleri ve cari transferlerdeki hızlı artış gelir performansını geride bıraktı. Yedi aylık kümülatif açık 1 trilyon 320,9 milyar liraya yükseldi. Faiz dışı fazla hâlâ geçen yılın üzerinde olsa da temmuzdaki bozulma mali disiplinde olumsuz bir kırılma yarattı. Yılın kalanında harcama disiplininin sıkılaştırılması ve gelir artırıcı önlemlerin devreye girmesi hedeflerin tutturulması için zorunlu hale geldi. Bu tablo bütçe dengesinin sürdürülebilirliği açısından kritik bir dönemeç oluşturuyor.

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Sitemizin devamlılığı için lütfen reklam engelleyicinizi kapatın