Din-İslamSon Dakika Gelişmeleri

Müslüman ne demektir? Müslümanlık kaça ayrılır?

Müslüman kelimesi gerçekte ne demektir? Müslüman olan her kimse cennete girer mi? Müslüman ile mümin, münafık, müşrik ve kafir kelimeleri arasında ne gibi farklar vardır?

Arapçadan Türkçeye geçen müslüman kelimesinin ilk manası ile ne anlama geldiğini, müslümanlık kelimesinin normalde kaça ayrıldığını, müslümanlık kelimesi ile mümin, münafık, müşrik ve kafir kelimelerinin gerçekte ne anlama geldiğini bu makalede öğreneceksiniz zira kelimelerin anlamları ve taşıdığı manaları zamanla devşirilmiş ve bugünkü anlamlarını kazanmıştır.  Bu makalede sadece Allah’ın vahiyleri ışığında yani bugünkü bildiğimiz, Kur-an’ı Kerim ışığında kelimelerin öz anlamlarını öğrendiğimizde gerçekten şok şaşıracak ve bazı bildiklerini sorgulayacaksınız… Hadi başlayalım…

Müslüman ne demektir? Müslümanlık kaça ayrılır? Hakkı Yılmaz

Müslüman

Öncelikle müslüman kelimesi manası itibarı ile 2’ye ayrılır, dolayısyla insanlar inanç bakımından mümin, münafık, müşrik ve kafir diye 4’e ayrılır. Yani ‘’ben müslümanım’’ demekle mümin olunmaz çünkü müslümanlık münafık ve mümin olarak ikiye ayrılır. Peki, münafılarda ‘’müslüman’’ demek ise münafıklar, İslam’a göre bütün münafıklar cennete girer mi?

Mümin ile münafık arasında ki inanç farkları nelerdir? Gelin bu kelimeleri iyice ayırt edelim ve önce bildiklerimizi bu çerçevede tekrar sorgulayalım…

Mümin ne demektir?

Mümin kelimesi müslüman kelimesinin bir parçası olup, aynen peygamberlerin iletmeye çalıştıkları vahiylere tam uyan, yaşayan/uygulayan yani hayatını aynen peygamberler gibi yaşamaya çalışan, asla hiç bir topluma zarar vermeyen, bir başkasını inancından ötürü asla yargılamayan yani kısaca herhangi bir menfaat için asla bir başkasına zarar vermeyen, vesilede olsa da hiçbir insana//topluma zararı dokunmayan, kendisine/ailesine/akrabalarına/komşularına/toplumuna ve tüm insanlara karşı her zaman iyilik yapan, iyiliği tavsiye eden kişilere mümin denir.

Bir mümin kendisine/ailesine/akrabalarına/komşularına/toplumuna her daim iyilik yapacağı gibi tüm insanlara asla ve asla zarar vermez. Nefsi-müdafaa (evrensel hukukta bile vardır) hariç asla kimseyi öldüremez ki onda bile belli şartlar vardır. Karşıdaki seni öldürmek istiyorsa öncelikle ve sırayla şunları yapabilirsin tabii ki aşırıya kaçmamak şartıyla ;

  1. laf ile,söz ile yada bir araç ile engellemeye çalışın. (O mekandan ayrılmak dahil.)
  2. Eğer tüm uğraşlarınıza/çabalarınıza rağmen yine de sizi öldürmek istiyorsa onu sadece engellemek adına (öldürücü olmayacak yerine) vurabilir/yaralaya bilirsin.
  3. Yaralamanıza rağmen yine de sizi öldürecekse o vakit ‘’sen öleceğine o ölsün’’ deriz. Çünkü bir mümin asla hiç bir insana zarar vermez. Nefsi müdafaada bile belli bir ölçü/sınır vardır. Öyle belli bir şeye sinirlenmekle falan öldüremezsiniz. Hele uydurdukları ve adına İslam dedikleri IŞID gibi Taliban gibi yapıların, İslam’la hiç bir alakaları yoktur. İslam dini inancına göre asla bir insana zarar veremezsiniz. Gerçek İslam Kuran’da tüm ayrıntıları ile anlatılmasına rağmen çoğu cahil, ya bilerek ya bilmeden Allah’ın dini olan İslam’a zarar vermektedir. İsveç’teki insanların %90’ı, devlet kayıtlarında ‘’ataist’’ olarak geçer ama toplumsal medeniyet olarak daha medeni, daha uygar, daha (toplumuna ve doğaya) saygılı kişilerdir.

Kuran’da anlatılan İslam dini, gerçekte hep insanların iyiliği için söylenen sadece bir öğüt kitabıdır ve her çağa seslenir. 630’lu yıllarda yani teknolojinin daha hiç gelişmediği zamanlarda bile Allah uzaydan söz etmiş ve bu uzayın her daim genişletildiğini bildirmişti. Bizler daha bu teknoloji olanaklarında bile, sabit durduğunu sandığımız yıldızların giderek mesafelerini çoğaldığını, giderek birbirlerinde uzaklaştığını anlıyoruz.

Münafık ne demektir?

Münafıklıkta aynen mümin kelimesi gibi müslüman kelimesinin bir koludur. Münafıklığı müminlerden ayıran en büyük inanç özellikleri;

  1. Tüm münafıklar, ortamına göre mümin gibi davranırlar.
  2. Savaş/direnç/emek/mücadele gördükleri zaman bir bahane bularak hemen oradan uzaklaşırlar.

Bunlara örnek verecek olursak; peygamberler Allah’ın vahiylerini engellemek isteyen müşriklerle nefsi-müdafaa çerçevesinde savaşa giderken münafık olan kimseler çeşitli bahaneler uydurarak hemen oradan uzaklaşmışlar ve vahiylerin doğru bir şekilde yayılması için hiç bir emek/mücadele vermemişlerdir. Onların tek hedefi; var olan varlıklarını (maddiyat) korumak ve o maddiyatlarına herhangi bir zarar gelmemesi için saklanmak olmuştur.

Bunun gibi örnekler günümüzde bile vardır, gelecekte de olacak. Münafıklar; Kuran’a göre yaşadıklarını iddia ederler lakin gerçekte öyle değildir yani aslında mümin gibi değil müşrik gibi hayat sürerler.

Müşrik ne demektir?

Müşrik kelimesi mümin ve münafık kelimeleri ile tamamen ayrışır. O inançtaki insanları müşrik yapan yapan ise; müşriklerin Allah’ın Rab (yönetici/patron) olarak kabul etmeyişi yani Allah’ın bir Rab olduğunu yani Allah’ın kural koyucu, ilke belirleyici olarak kabul etmeyişleridir.

O tarihlerde Mekke’de bulunan kimselere sorsalar istisnasız ‘’La İlahe İllallah’’ derlerdi yani kime sorsalar ‘’Allah’tan başka İlah yok’’ derlerdi lakin Allah’ın Rab olduğunu kabul etmezlerdi. Öyle izlediğimiz (uyduruk, Kuran’da anlatılan gerçek İslamiyet’e hakaret) Çağrı film veya birçok TV kanalındaki dizlerin anlattığı saçma konular gibi değildir.

Bugün bile bazı yöneticiler Müslüman olduğunu (mümin-münafık) iddia eder lakin bilhaber’e göre onlar müşriktir zira Kur-an’a inandığını söylüyosun ama Kuran’a göre yaşamıyorsun. Tam aksine;

Halkın sırtından para biriktirmeye, insanları/kurumları kullanarak makam/yetki edinmeye, halkın parası ile etrafında ki asalak kişileri zenginleştirmeye devam ediyorsun yani aynen müşrikler gibi Allah’ın tek bir İlah olduğunu kabul ediyorsun, müslüman olduğunu iddia ediyorsun lakin Allah’ın tek bir Rabbimiz olduğunu kabul etmiyorsun. Hülasa Allah’ın Rab olduğunu kabul etmiş olsaydınız o vakit Kur-an’da söylenen gerçek İslamiyet,’e girer ve böylece cinayet, hırsızlık, maddiyat/yetki biriktirme, adaletsizlik… V.S yapmazdınız.  

Kişi eğer mümin olsaydı; işi sadece ehline verir yani kayırma/torpil yapacak kişileri atamazdı. (Ondan sonra çıkıp ”Kandırıldık” demezdi) İslam’da da olan bir kişi mal/yetki/güç biriktirmeyi asla yapmaz ve sadece toplumun iyiliği için mücadeleler verirdi. Ama insanlar açık ve net bir şekilde görüyor ve biliyor ki; Mümin olmayan kişiler tarafından yönetilirsen, Kuran’ı yani İslamiyet’i doğru bir şekilde öğrenmez isen, o vakit ‘’ben müslümanım’’ diyen kişilerin ardından koşarsın ve sonumuz hep hüsran olur. Allah bununla ilgili olarak ‘’Allah’ın ipine topluca sarılın’’ yani topluca Kuran’a uyun, topluca Kuran’da geçen İslamiyet’e uyun der. Ki ‘’sizi kimse Allah İle kandırmasın’’ der Allah. Bizleri uyarır.

Müminler cennetlik ise ya münafıklar ve müşrikler ne olacak? Kafirler kimlerdir ve kafir ne anlama geliyor? Kimlerin cennetlik ya da cehennemlik olduğunu söyleyen Kuran çerçevesinde bu konuyu detaylandıralım ama ondan önce kafir kelimesini detaylandıralım.

Kafir ne demek?

Kafir ile bir müşriği ayıran önemli noktalardan bir şöyle;

Kafir demek; Allah’ın İlah olduğunu bile kabul etmeyen kimseler iken müşrikler ise Allah’ın İlah olduğunu kabul ediyor lakin Allah’ın Rab olduğunu kabul etmiyor. Müşrikler Allah’ı sadece yaratıcı olan kabul ediyor lakin Allah’ın bir yönetici yani kısaca partonu olduğunu kabul etmiyorlardı. Yani –bize göre– müşriklik ile kafirlik arasında fark yoktur. Ha Allah’ın Rab olduğunu kabul etmemişsin ha Allah’ın sadece ilah olduğunu kabul etmemişsin, Allah’ın sıfatlarını bilmiş olsalardı ve sıfatlarına göre yaşam sürmüş olsalardı zaten kafir değil, mümin olurlardı.

Kimler Cennet’e girer?

Hemen şunu şunu belirtmek gerekir ki;

Cennet kelime anlamı olarak; toprağı görünen, mutlu olunan yer demektir. Cehennem ise; toprağı görünmeyen, azap/sıkıntı çekilen yer demektir.

Cehennemde kesinlikle ateş yoktur zira Kuran’da geçen ateş ile ilgili sözler birer mecazi anlam ifade eder. Uydurulan Hristiyan, Yahudi gibi tüm dinlerde Cehennem; kaynayan bir ateş çukuru gibi anlatılır ama bunların hepsi birer masaldır. Zebani kelimesi; ayrı bir varlık değil değil görevli gibi bir anlatımdır. Aynen Cennete hurilerin olduğu masalları gibi. Huri gibi uydurmaları cinsi sapıkların uydurduğu, İslamiyet’e çok ters düşen masallardır/hikayelerdir.

Kuran’ın bazı surelerin yerlerini, birçok kelimenin öz anlamını değiştirmişlerdir. Bu gibi ihanetleri yapan insanlar ‘’Kur-an’da asla çelişki olmaz’’ bilgisini ve ‘’Kuran’ın anlaşılmaması için her türlü yola başvuracaklar’’ gibi ayetleri göz ardı ederek yapmışlardır. Bunları da rivayet (masal), hadis adı altında uydurmuşlar, resmen İslamiyet’e iftira atmışlardır. Yok peygamber şöyle su içerdi, yok peygamber böyle oturdu, yok peygamber şöyle yemek yerdi gibi bir takım uydurma masallar anlatmışlar ve insanlarda kulak kabartmış. İyide banane peygamberin yaşantısından benim için önemli olan, bizlere aktardığı vahiylerdir diye aklını kullanan bir kişi de sormamış. -Sormadığına göre demek ki; onlarda akıllarını kullanma yeteneği yokmuş.-   

Kısaca Cennet’e sadece müminler girer. Yalnız müminler nasıl ki cennetteki yerleri derecelerine (eylemlerine) göre belli oluyor Cehenneme girecek olan münafıklarda, müşriklerde derecelerine göre makamları belli olur. Kafirler ise birdir. Tüm cehennemdekilerin ortak noktaları; hangi, mevkide olursa olsun acı, ızdırap, sıkıntı çekmeleridir. Üstelik sonsuz olarak…

Başa dön tuşu